2. Hukuk Dairesi 2016/12441 E. , 2018/2624 K. "" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından reddedilen tedbir ve yoksulluk nafakası talepleri ile lehine hükmolunan tazminatların miktarı yönünden; davalı-davacı erkek tarafından ise kusur belirlemesi ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gere…
**2. Hukuk Dairesi 2016/12441 E. , 2018/2624 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından reddedilen tedbir ve yoksulluk nafakası talepleri ile lehine hükmolunan tazminatların miktarı yönünden; davalı-davacı erkek tarafından ise kusur belirlemesi ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı erkeğin tüm temyiz itirazları yersizdir. 2-Davacı-davalı kadının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; a-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK m. 186/1), geçimine (TMK m. 185/3), malların yönetimine (TMK.m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK m. 185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır (TMK m. 169). Davacı-davalı kadın yararına tedbir nafakası koşulları oluşmuş olup, Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyannca, tarafların ekonomik ve sosyal durumlan da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere ve Uşak 1. Aile Mahkemesinin 2013/956 Esas - 2014/421 karar sayılı ilamı kadın yararına hükmolunan tedbir nafakası (TMK m. 197) ile tahsilde tekerrür oluşturmayacak şekilde, davacı-davalı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. b- Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı-davalı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50 ve 52. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK m. 174/1) ve manevi (TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır. c-Davacı-davalı kadın yoksulluk nafakası talebini ilk kez ön inceleme duruşmasından sonra verdiği 27.11.2015 tarihli dilekçesi ile ileri sürmüş, mahkemece kadının düzenli geliri bulunduğu gerekçesiyle yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmiştir.