21. Hukuk Dairesi 2016/533 E. , 2016/14019 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Davacı, 19/04/2013-15/07/2015 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitiyle, yaşlılık aylığına hak kazandığına karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından dü…
**21. Hukuk Dairesi 2016/533 E. , 2016/14019 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Davacı, 19/04/2013-15/07/2015 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitiyle, yaşlılık aylığına hak kazandığına karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava, davacının 19.04.2013-15.07.2015 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti ile yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulü ile, davacının Tarım sigortalılık tescil kaydının kapatılmasına ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan işlemin iptaline, davacının, talep tarihi olan 15/07/2014 tarihine kadarki prim borçlarının talep tarihinden sonra ödemesi halinde, ödeme tarihini takip eden ay başından itibaren, 15/07/2014 tarihinden önce ödemesi halinde ise, 15/07/2014 tarihini takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığı tahsisine, davalı Bakanlığı yönünden davanın husumet yönünden reddine karar verilmişse de, şarta bağlı hüküm kurulması hatalı olmuştur. HMK'nın 297. maddesinde, Mahkeme kararında taraflara yükletilen görev ve verilen hakların şüphe ve tereddüdü gerektirmeyecek biçimde açık olarak yazılması öngörülmüştür. Hüküm fıkrası, kararın esası olup, açık ve infazı mümkün olmalıdır. Şarta bağlı ve terditli olarak hüküm kurulamaz. Davanın açıldığı tarihteki duruma göre hüküm fıkrasında, asıl talep ile yardımcı talepler hakkında, şüphe ve tereddüdü gerektirmeyecek biçimde, açık olarak karar verilmelidir. Yapılacak iş; davacının tahsis talep tarihi itibari ile Yasa'nın aradığı prim gün sayısı, yaş, prim borcu şartlarını taşıyıp taşımadığı hususları ortaya konulduktan sonra, çıkacak sonuca göre açık ve tereddüde yer bırakmayacak şekilde karar verilmesinden ibarettir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde şarta bağlı hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi. MG