11. Hukuk Dairesi 2010/7367 E. , 2011/17551 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Konya 4.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.02.2010 tarih ve 2009/118 - 2010/56 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanaklar…
**11. Hukuk Dairesi 2010/7367 E. , 2011/17551 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Konya 4.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.02.2010 tarih ve 2009/118 - 2010/56 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirketin müvekkilinden para tahsil edip geri ödemediğini, davalı aleyhine Essen Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açtıkları alacak davasında masraflarıyla birlikte toplam 22.876,09 EURO’nun davalıdan tahsiline karar verildiğini ileri sürerek, anılan mahkeme kararının tenfizini talep etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının postaya verilmek suretiyle davalıya tebliğ edildiği, bu durumun 1965 tarihli Hukuki ve Ticari Konularda Adli ve Gayri Adli Belgelerin Yabancı Memleketlerde Tebliğine Dair Lahey Sözleşmesi’ne aykırı olduğu, ortada MÖHUK’nun 34. maddesi anlamında kesinleşmiş bir karar bulunmadığından tenfizinin de istenemeyeceği, ayrıca tenfize konu kararın kamu düzenini ilgilendiren TTK’nun 329. ve 405/2. maddelerine açıkça aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve yabancı mahkeme kararının tenfiz edilebilmesi için kararın Lahey Sözleşmesi hükümleri uyarınca kesinleşmesinin gerekmesine, somut olayda ise tenfizi talep edilen kararın Lahey Sözleşmesi uyarınca yetkili makamlar aracılığıyla tebliğ edilmeyip, posta yoluyla tebliğ edilmesi nedeniyle kesinleşmediğinden mahkemece sırf bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, ayrıca yerinde bulunmayan diğer gerekçelerin de davanın reddine dayanak yapılması doğru değil ise de yukarıda da belirtildiği üzere usulünce kesinleştirilmiş bir karar bulunmadığından yerinde olan bu gerekçeye göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi ile sonucu itibariyle doğru olan hükmün gerekçesi değiştirilerek ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 01,25 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 22.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.