Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/18669 E. , 2024/2808 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/18669 Karar No : 2024/2808 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı 2- .... Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/18669 E. , 2024/2808 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/18669 Karar No : 2024/2808 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı 2- .... Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : Dava; ... İl Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacının, gasp suçunu işlediğinden bahisle Emniyet Öngütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesi uyarınca ''meslekten çıkarma'' disiplin cezası ile tecziyesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem sebebiyle yoksun kaldığı özlük, parasal ve sosyal haklarının yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; 04/01/2014 tarihinde ... ili, ... ilçesinde H. Ç. ve Suriye uyruklu M. A.'nın içerisinde bulunduğu seyir halinde olan araç durdurulduktan sonra yağmalandığı iddiasıyla yapılan disiplin soruşturmasında elde edilen deliller ve ifadelerin değerlendirilmesinden; H. Ç. ve M. A.'yı durduran araç içerisinde bulunan sigara paketinin üzerinde davacının parmak izinin bulunduğu, daha sonra emniyette yapılan teşhiste davacının H. Ç. tarafından teşhis edildiği, H. Ç.'nin gerek kolluk gerekse ceza kovuşturması aşamasında davacının polis olmasının verdiği yetkiyi kötüye kullanıp zor kullanarak paralarını aldığı yönünde beyanları dikkate alındığında, davacının 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un ''Disiplin cezası verilecek fiiller'' başlıklı 8. maddesinin meslekten çıkarma cezasının düzenlendiği 6. fıkrası uyarınca, yetkisini kendisine çıkar sağlamak amacıyla kötüye kullandığı anlaşılmakla birlikte, 7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesine göre, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uyarınca verilmiş addolunacağından ve 7068 sayılı Kanun'un 8/6 maddesinde, gasp suçunun meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmadığı görüldüğünden, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi uyarınca dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, bu işlem sebebiyle davacının yoksun kaldığı özlük, parasal ve sosyal haklarının davanın açıldığı 22/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce iadesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen temyize konu kararla; dava konusu işleme esas alınan eylem tarihinde yürürlükte olan Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesinde gasp fiilinin meslekten çıkarma cezası gerektirdiği gibi işbu karar tarihinde yürürlükte olan 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8. maddesinin 6. fıkrasının (ç) bendinde yer alan, yetkisini ve nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla ya da kin ve dostluk gibi nedenlerle kötüye kullanmak fiilinin de meslekten çıkarma cezası gerektirdiği hususu dikkate alındığında, davacıya isnat edilen fiile uygulanan disiplin cezası bakımından eski ve yeni mevzuatta lehe ve aleyhe bir durumun bulunmadığı; H.Ç. ve M.A.'nın içerisinde bulunduğu seyir halinde olan araç durdurulduktan sonra yağmalandığı iddiasıyla yapılan disiplin soruşturmasında elde edilen deliller ve ifadelerin değerlendirilmesinden; H.Ç. ve M.A.'yı durduran araç içerisinde bulunan sigara paketinin üzerinde davacının parmak izinin bulunduğu, daha sonra emniyette yapılan teşhiste davacının H.Ç. tarafından teşhis edildiği, H.Ç.'nin gerek kolluk gerekse ceza kovuşturması aşamasında davacının polis olmasının verdiği yetkiyi kötüye kullanıp zor kullanarak paralarını aldığı yönünde beyanları dikkate alındığında, davacının yetkisini kendisine çıkar sağlama amacıyla kötüye kullanması nedeniyle sübut bulan eylemine uyan dava konusu disiplin cezası ile cezalandırılmasında hukuka aykırılık, İdare Mahkemesi kararında ise hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davalı Emniyet Genel Müdürlüğü'nün istinaf başvurusunun kabulü ile istinafa konu mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, ceza davasında henüz karar verilmediği, soruşturma aşamasında psikolojik baskı ile ifadesinin alındığı, gasp suçunu işlememekle birlikte, isnat edilen gasp fiilinin sübuta erdiğine karar verilse bile 7068 sayılı Kanun'da gasp fiilinin meslekten çıkarma cezası gerektirecek fiiller arasında sayılmadığından, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesine uyarınca dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : .... İl Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacının, 04/01/2014 tarihinde ... ili, .... ilçesinde H. Ç. ve Suriye uyruklu M. A.'nın içerisinde bulunduğu seyir halinde olan aracı durdurduktan sonra anılan şahısların yağmalandığı iddiasıyla hakkında başlatılan disiplin soruşturma raporuna istinaden gasp suçunu işlediğinden bahisle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesi uyarınca ''meslekten çıkarma" disiplin cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ...sayılı işlemin iptali ile davacının yoksun kaldığı özlük, parasal ve sosyal haklarının yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır. Dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile UYAP kayıtlarının birlikte incelenmesinden; davacının, dava konusu işleme esas fiili nedeniyle yağma suçundan... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiği anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesinde; gasp fiili meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmış; 9. maddesinde memurluktan çıkarma cezası için Devlet Memurları Kanunu hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile; Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü uyarınca verilen dava konusu disiplin cezasının yasal dayanağı olan, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin, "yaptırım konusu eylemleri yasal düzeyde belirlememesi ve bireylerin hangi somut olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkan tanımaması nedeniyle, Anayasa'nın 38. ve 128. maddelerine aykırı olduğu" gerekçesiyle iptaline karar verilmiş ve anılan madde, 08/03/2018 günlü, 30354 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7068 sayılı "Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun"un 37. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır. 08/03/2018 günlü, 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesi ile "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre re'sen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur." kuralı getirilmiştir. Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesinde; hırsızlık, gasp, dolandırıcılık, irtikap, rüşvet, zimmet, ihtilas, ırza geçme, ırza tasaddi, sahtecilik, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, kalpazanlık, kasden adam öldürme veya bu suçları işlemeye teşebbüs etmek, emniyeti suiistimal, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, suç tasnii, iftira meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem olarak hükme bağlanmıştır. 7068 sayılı Kanun'da, Tüzük'ün 8/6 maddesindeki fiillere ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiş; anılan Kanun'un 9. maddesinde, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiiller ile ilgili olarak, 657 sayılı Kanun hükümlerinin; 34. maddesinde ise, bu Kanun'da hüküm bulunmayan hallerde 657 sayılı Kanun'un disipline ilişkin hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. 7068 sayılı Kanun'un atıfta bulunduğu 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin 1. fıkrasının E bendinin (g) alt bendinde, "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır. 09/05/2014 günlü, 28995 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 16/01/2014 günlü, E:2013/110, K:2014/8 sayılı kararıyla; "Dava konusu kuralda belirsiz olduğu ileri sürülen “memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerin” tümünün önceden öngörülmesinin ve tespitinin olanaksız olduğu ve söz konusu hareketlerin tek tek ortaya konulmasının mümkün olmadığı, normun daha kesin ve açık bir düzenlemeye olanak tanımaması nedeniyle kullanıldığı anlaşıldığından anılan kavramların kullanılmasında belirlilik ilkesine aykırılık bulunmamaktadır." ... "İdarenin faaliyetleri çok çeşitli, karmaşık ve değişken olduğundan disiplin cezasını gerektirecek fiillerin tümünün kanunda tek tek belirlenmesi güçtür. Kuralın incelenmesinden de görüleceği üzere memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketler denilmek suretiyle disiplin cezası gerektiren fiil ve hareketlerin çerçevesinin çizildiği anlaşılmaktadır." gerekçesiyle 657 sayılı Kanun'un 125/E-g maddesinin Anayasa'ya aykırı olmadığına karar verilmiştir. Anayasa'nın milletvekili seçilme yeterliğini düzenleyen 76. maddesinin 2. fıkrasında, "zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas" gibi suçlar, yüz kızartıcı suçlar olarak sayılmış; eylemin yüz kızartıcı olup olmadığına ilişkin belirleme yapılmıştır. Öte yandan, idare hukuku alanında, kural olarak idari işlemlerin yargısal denetimi tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılmaktadır. İdari işlem niteliğindeki disiplin cezasının da tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal denetiminin yapılması gerekmekte ise de, lehe olan normun uygulanması ilkesinin disiplin cezaları yönünden de geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir. Dolayısıyla, fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise, disiplin cezası ile cezalandırılacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmü dikkate alınmalıdır. Buna göre; mülga Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesine dayanılarak tesis edilen dava konusu disiplin işleminin, 7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesi uyarınca, 7068 sayılı Kanun kapsamında verilmiş sayılacağı; ancak, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesi hükmü gereği meslekten çıkarma disiplin cezasını gerektiren gasp suçunun, 7068 sayılı Kanun'da disiplin cezasını gerektirecek eylem olarak düzenlenmediği; fiilin, Devlet memurluğu sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketler kapsamında olduğu ve 7068 sayılı Kanun'un 9. ve 34. maddeleri ile 657 sayılı Kanun'a yapılan atıf nedeniyle 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin 1. fıkrasının E bendinin (g) alt bendi uyarıca, daha ağır yaptırım olan Devlet memurluğundan çıkarma disiplin cezasını gerektirdiği; böylelikle, davacıya isnat edilen sahtecilik fiilinin, 7068 sayılı Kanun'da disiplin cezası verilecek eylem olarak doğrudan düzenlenmemiş olması, disiplin cezasına muhataplar bakımından aleyhe sonuç doğurduğundan, suç teşkil eden bu fiile istinaden Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesi uyarınca verilen disiplin cezasında hukuka uygunluk değerlendirmesinin, 7068 sayılı Kanun'a göre lehe düzenleme olan Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü çerçevesinde yapılması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu bağlamda, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü hükmü uyarınca işin esasına yönelik olarak yapılan değerlendirmede, davalı idarece davacıya isnat edilen gasp (yağma) fiilinin, aynı zamanda ceza hukuku kapsamında bir suç olması ve Türk Ceza Kanunu'nda açıkça tanımlanmış bulunması nedeniyle yapılacak ceza yargılaması sonucunda suçun işlendiğinin sabit görülüp, kişinin cezalandırılması halinde gasp suçunun işlendiğinden bahsetmek mümkün olacaktır. Bu durumda, davacının disiplin cezasına konu yağma fiili suçundan .... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında davanın devam ettiği ve yargılama sonucunda davacının gasp (yağma) suçunun işleyip işlemediğine karar verileceğinden, davacının yetkisini kendisine çıkar sağlama amacıyla kötüye kullanılması nedeniyle sübut bulan eylemine uyan dava konusu disiplin cezası ile cezalandırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolunda verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir. Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 07/03/2024 günlü, E:2023/2041, K:2024/506 sayılı kararı da bu yöndedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 09/05/2024 tarihinde gerekçede oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Dava; polis memuru olarak görev yapan davacının, gasp suçunu işlediğinden bahisle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali ile bu işlem sebebiyle yoksun kaldığı özlük, parasal ve sosyal haklarının yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. ..... Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 2. maddesinde, "E) Meslekten çıkarma, memurun, Emniyet Teşkilatı hizmetlerinde bir daha çalıştırılmamak üzere meslekten çıkarılmasıdır." tanımına yer verilmiş olup; aynı Tüzük'ün "Meslekten çıkarma" başlıklı 8. maddesinin 6. bendinde ise, "Hırsızlık, gasp, dolandırıcılık, irtikap, rüşvet, zimmet, ihtilas, ırza geçme, ırza tasaddi, sahtecilik, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, kalpazanlık, kasden adam öldürme veya bu suçları işlemeye teşebbüs etmek, emniyeti, suiistimal, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, suç tasnii, iftira'' suçu meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır. Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün dayanak maddesi olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun 83. maddesinin iptali istemiyle açılan dava sonucunda; Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile; Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü uyarınca verilen dava konusu disiplin cezasının yasal dayanağı olan, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin, "yaptırım konusu eylemleri yasal düzeyde belirlememesi ve bireylerin hangi somut olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkan tanımaması nedeniyle, Anayasa'nın 38. ve 128. maddelerine aykırı olduğu" gerekçesiyle iptaline karar verilmiş ve anılan madde, 08/03/2018 günlü, 30354 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7068 sayılı "Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin Kabul Edilmesine Dair Kanun"un 37. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır. Öte yandan, 7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları, bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur." şeklinde geçici hüküm yer almış; anılan Kanun'da Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesinde yer alan düzenlemeyle aynı veya benzer nitelikte bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Dava devam ederken, davacının fiiline uygulanacak disiplin cezasına ilişkin mevzuatta değişiklik olması nedeniyle uyuşmazlığın çözülebilmesi için, davacının işlediği fiile, hangi mevzuat hükmünün uygulanması gerektiğinin de belirlenmesi gerekmektedir. Ceza hukuku kökenli bir ilke olan, ancak zaman içinde hukukun tüm dallarında geçerli bir ilke olarak benimsenen "lehe olan hükmün uygulanması ilkesi"; işlendiği zamanın hukuki normları uyarınca suç sayılan bir fiilin, sonradan yürürlüğe giren bir düzenleme ile suç olmaktan çıkarılmış bulunması veya sonradan yürürlüğe giren düzenlemenin, suçun işlendiği zaman mevcut olan düzenlemeye göre suçlunun lehine sonuçlar doğurması durumunda, failin lehine olan sonraki normun, daha önce işlenmiş olan fiillere uygulanmasını öngörmektedir. İdare hukuku alanında, kural olarak, idari işlemlerin yargısal denetimi, tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılmaktadır. İdari işlem niteliğindeki disiplin cezasının da, tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal denetiminin yapılması gerekmekte ise de, lehe olan normun uygulanması ilkesinin, disiplin cezaları yönünden de geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir. Dolayısıyla, fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise, disiplin cezası ile cezalandırılacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmü dikkate alınmalıdır. 7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'ne göre verilen disiplin cezalarının, bu Kanun hükümlerine göre verilmiş addolunacağı, dava konusu işlemin dayanağı olan, anılan Tüzük'ün 8/6 maddesinde düzenlenen fiile veya benzer bir fiile, 7068 sayılı Kanun'da yer verilmediği, anılan Kanun'da suç olarak betimlenmeyen eylemin gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitine ve işlemin tesis edildiği tarihteki mevzuat uyarınca yargısal denetiminin yapılmasına imkan bulunmadığı sonucuna varıldığından, hukuki dayanaktan yoksun hale gelen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından, davanın reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının bu gerekçeyle bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk kararının gerekçesine katılmıyorum. Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 02/05/2019 günlü, E:2018/944, K:2019/2096 sayılı; 16/03/2020 günlü, E:2019/2706, K:2020/765 sayılı ve 28/01/2021 günlü, E:2020/3248, K:2021/145 sayılı kararları da bu yöndedir.