(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2010/11272 E. , 2010/12200 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 24.04.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında kimlik bilgisi düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 04.03.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2010/11272 E. , 2010/12200 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 24.04.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında kimlik bilgisi düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 04.03.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar, murislerinin 824 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında “... oğlu ... ” ve 825 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında “...” olarak yazılı bulunan kimlik bilgilerinin “... oğlu ...” olarak düzeltilmesini istemişlerdir. Davalı davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü davacılar vekili temyiz etmiştir. Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir. Eldeki davada dosyada mevcut nüfus kayıtlarının incelenmesinden, davacıların murisi ... oğlu ...’nin Soyadı Kanununun kabulünden önce 1916 tarihinde öldüğü, annesinin adının ... kızı ... ve anne bir baba ayrı üvey kardeşlerinin ... çocukları ... , ..., ..., ..., ... ve ... olduğu anlaşılmıştır. Dava konusu taşınmazların tapulama tutanaklarında ise taşınmazın ... kızı ...’in zilyetliğinde iken 1938 yılında kocasız ölümü ile evlatları ..., ..., ..., ... ve ...’ye kaldığı belirtilmiştir. Yukarıda incelenen kayıtların birbirini doğrulaması nedeni ile davacıların murisi ile tapu kayıt malikinin aynı kişi olduğu ispatlandığından davanın kabulü gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru olmamış bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcn istek halinde yatırana geri verilmesine, 08.11.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.