11. Hukuk Dairesi 2011/8972 E. , 2012/15438 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/11/2009 tarih ve 2007/115-2009/659 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi.... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları v…
**11. Hukuk Dairesi 2011/8972 E. , 2012/15438 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/11/2009 tarih ve 2007/115-2009/659 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi.... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı Finansbank'tan kredi almak için başvuru yaptığında adına Merkez Bankası'nca tahdit koyulduğunu belirterek talebinin reddedildiğini, yaptığı araştırma sonucunda davalı bankadan sahte kimlikle çıkartılan kredi kartından dolayı borçlu gözüktüğünü, ancak davalı bankanın herhangi bir şubesinde işlem yapmadığını, bu olay nedeniyle manevi zarara uğradığını ileri sürerek, 12.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, dava dışı şahıslarca organize şekilde yürütülen sahtecilik ve dolandırıcılık eylemleri sonucunda bankaların dolandırıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davalı bankanın kendisine yapılan ve usulüne uygun başvuru sonucu davacının kimliğini kullanan bir üçüncü şahsa kredi kartı çıkarttığı, bankanın gerektiği şekilde incelemeleri yaptığı ve kendisinden beklenen özen ve dikkati gösterdiği, ancak davacı adına sahte kredi kartı düzenlemesini engelleyemediği, bunun sonucunda davacıya kredi verilmesinin engellenmesinde davalının bu eylemi ile bir illiyet bağı bulunmadığı, olaydan tamamen sahte belgeler ile kredi kartı çıkartan 3. kişinin sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, davalı bankanın üçüncü kişiye sahte kimlikle verdiği kredi kartı nedeniyle davacının uğradığı manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece 3. kişinin eylemi nedeniyle illiyet bağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, bilirkişi raporuyla da bankanın olayda kusurlu olduğunun saptanmış ve BK'nun 99 ncu maddesi uyarınca davalı bankanın sorumluluğu ağırlaştırılmış kusur sorumluluğu olup, hafif kusurlarından dahi sorumlu olması nedeniyle davanın reddi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.