T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1092 - 2026/438 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1092 KARAR NO : 2026/438 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03.06.2024 NUMARASI : 2023/472 Esas 2024/459 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 12.03.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİH…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1092 - 2026/438 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1092 KARAR NO : 2026/438 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03.06.2024 NUMARASI : 2023/472 Esas 2024/459 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 12.03.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 17.03.2026 İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar vekili, 31.10.2022 tarihinde sürücü ... idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın karıştığı üç araçlı trafik kazası meydana geldiğini ve kazada sigortalı araçta yolcu konumunda bulunan davacı ...’in kızı, diğer davacıların annesi ...’in vefat ettiğini, ...’ın vefatıyla davacıların destekten yoksun kaldığını, davalı sigorta şirketine başvuru ve arabuluculuk aşamasından sonuç alınamadığını, davanın 6100 sayılı HMK’nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek, talep artırım hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... için 20.000,00 TL, davacı ... için 20.000,00 TL ve davacı ... için 20.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında talebini davacı ... için 60.095,08 TL, davacı ... için 216.176,84 TL ve davacı ... için 364.634,91 TL olarak artırmıştır. Davalı vekili, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, dava şartı niteliğindeki başvuru yapılmaması nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, hatır taşıması ve müterafik kusur itirazında bulunduklarını, yolcuların kemer takıp takmadığının tespiti gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, ceza yargılamasının bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, yasal faizden sorumlu tutulabileceklerini belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan vefat nedeniyle destekten yoksun kalma istemine ilişkin olduğu, ceza soruşturmasında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 25.01.2023 tarihli raporda sigortalı araç sürücüsü ...'ın asli kusurlu olduğu, diğer araç sürücülerinin kusursuz olduğunun belirtildiği, müteveffanın yolcu konumunda olup kusurunun bulunmadığı, sigortalı araç sürücüsünün müteveffanın eşi olduğu ve destekten yoksun kalma tazminatı talep edebileceği kabul edilerek hesaplama yapılması gerektiği, 29.03.2024 tarihli aktüer bilirkişi ek raporunda bu durum esas alınarak yapılan hesaplama esas alınarak davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 8.907,57 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davacı ... için 30.799,80 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davacı ... (...) için 50.922,92 TL destekten yoksun kalma tazminatının 02.05.2023 temerrüt tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlı yasal faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili istinaf dilekçesinde, mahkemece dava dışı müteveffanın eşi ...’ın tazminat talep edebileceği yönündeki kararın usul, yasa ve yargı kararlarına aykırı olduğunu, hak sahibinin kendi kusurlarına gelen tazminat taleplerinin teminat dışında olup sürücü ...’ın %100 kusurlu ile kazanın meydana geldiğini ve destekten yoksun kalma tazminatı talep edemeyeceğinden kararın kanuna aykırı olduğunu, ...’a pay ayrılarak hesap yapılan rapor esas alınarak karar verilmesinin hatalı olduğunu ve davalının sebepsiz zenginleşeceğini, hükme esas alınan aktüer bilirkişi ek raporunda esas alınan gelir ve pay dağılımının yargı kararlarına aykırı olduğunu ve yüzdesel dağıtımda hata yapıldığını, anneye verilen payın hatalı olduğununu, faiz başlangıç tarihi ve faiz türünün hatalı olup sigorta şirketinin kaza tarihinde temerrüde düştüğünü, 31.10.2022 tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmesi gerektiğini, davacılar aleyhine kısmi arabuluculuk ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hakkaniyete ve hak arama hürriyetine aykırı olduğunu, tazminattan daha fazla vekalet ücretine hükmedilmesinin vicdanları yaraladığını, ayrıca tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını, yeniden yargılama yapılması halinde meydana gelmiş veya gelecek artış ve lehe değişikler yönünden haklarını saklı tuttuklarını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca resen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Davacılar vekili, 31.10.2022 tarihinde sürücü ... idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın karıştığı kazada araçta yolcu konumunda olan davacı ...'in kızı, diğer davacıların annesi ...'ın vefat ettiğini belirterek destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuş, mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin hükme karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 1-6100 sayılı HMK’nın “Dava şartları” başlıklı 114/1-d maddesinde “Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları,…” dava şartları arasında sayılmış olup aynı Kanun’un “Dava şartlarının incelenmesi” başlıklı 115/1. maddesinde “Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.” düzenlemelerine yer verilmiş ve devamında dava şartı noksanlığının tespiti halinde uygulanacak hükümler düzenlenmiştir. Her gerçek kişi, yaşadığı sürece taraf ehliyetine sahiptir. Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. Genel olarak miras bırakanın alacakları, hakları ve malları mirasçıya geçer. Bu nedenle dava sırasında taraflardan birisi ölürse, istek şahsa bağlı bir hak değilse dava mirasçılar tarafından yürütülür. 6100 sayılı HMK'nın 55. maddesinde ''Taraflardan birinin ölümü hâlinde, mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse, bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar dava ertelenir. Bununla beraber hâkim, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebilir.'' hükmü düzenlenmiştir. Yargılama sırasında taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen tarafın ehliyeti sona ereceğinden, ölen tarafın vekili varsa ölüm ile vekalet ilişkisi de kural olarak sona erer (TBK m.43/1, 513/1). Vekilin davaya devam etmesi mümkün olmayıp sadece bu kişinin mirasçıları tarafından davaya devam edilebilir. (Yargıtay 4. HD, 21.11.2022 tarihli, 2021/27472 Esas, 2022/14974 Karar sayılı kararı). Dosya içeriğinden davacılardan ...'in 14.03.2025 tarihinde vefat ettiği anlaşılmıştır. Bu durumda ilgilisinden veraset ilamı temin edilerek Kanun'un 55. maddesi uyarınca öncelikle taraf teşkiline ilişkin usul hükümlerinin yerine getirilmesi, daha sonra maddi tazminat talebi yönünden davacı ...'in ölüm tarihine kadar olan sürede hak edeceği tazminat miktarının mirasçıları tarafından miras payları oranında talep edebileceğinden gözetilerek hesaplama yapılması için hükmün kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. 2-Davacılar vekilinin hükme esas alınan aktüer bilirkişi ek raporuna yönelik istinaf nedenlerinin incelenmesinde, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 92 inci maddesinin (g) bendinde, hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat taleplerinin zorunlu mali sorumluluk sigortasının kapsamı dışında kaldığının hüküm altına alındığı, yine benzer düzenlemenin kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A.6/b maddesinde de yer aldığı anlaşılmaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 96/1. maddesinde "zarar görenlerin tazminat alacakları, sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta tutarından fazla ise, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat talebi, sigorta tutarının tazminat alacakları toplamına olan oranına göre indirime tabi tutulur" düzenlemesine yer verilmiş olup bu hükme göre, garameten ödeme ilkesi; bir rizikonun gerçekleşmesi ile zarar görenlerin birden fazla olması ve tazminat alacaklarının da sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta bedelinden fazla olduğu hallerde, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat miktarı isteminden, sigorta bedelinin tazminat alacaklıları toplamına olan oranına göre indirim yapılmasını ifade etmektedir. Burada amaç, zarar görenlerin birden fazla olması halinde, sigortacının poliçede gösterilen limitle sorumlu olacağı da dikkate alınarak, zarar görenler arasında poliçe limitini de aşmayacak şekilde paylaştırmanın sağlanmasıdır. Somut olayda davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın karıştığı kazada yolcu konumunda ...'ın vefatı nedeniyle annesi ve kızları tarafından destekten yoksun kalma tazminatı talep edildiği, hükme esas alınan aktüer bilirkişi rapor ve ek raporunda müteveffanın eşi olan ... yönünden destek payı ayrılarak hesaplama yapılmasının doğru olduğu, ne var ki sigortalı araç sürücüsü ve işleteni olan ... yönünden 2918 sayılı Kanun'un 92/g maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.6/b maddesi uyarınca hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat taleplerinin poliçe teminatı kapsamı dışında olduğu hükmü uyarınca davalı sigorta şirketinin ...'ın zararından sorumlu olmadığı nazara alınarak adı geçen eşin garame hesabına dahil edilmeden sigorta şirketinin sorumluluğunun belirlenmesi gerekirken aksi yönde yapılan hesaplama esas alınarak karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Bu durumda aktüer bilirkişiden davacılardan ...'in vefat ettiği ve ölüm tarihine kadar olan sürede hak edeceği tazminat miktarının mirasçıları tarafından miras payları oranında talep edebileceği, müteveffanın eşi ...'ın sigortalı araç sürücüsü ve işleteni olması nedeniyle zararından sigorta şirketinin sorumlu olmadığı gözetilerek destekten yoksun kalma tazminatı hesabında müteveffanın eşine pay ayrılarak hesaplama yapılması ancak sigorta şirketinin sorumluluğu belirlenirken garame hesabına dahil edilmemesi gerektiği ilkelerine göre aktüer bilirkişiden gerekçeli, denetime ve hüküm vermeye elverişli ek rapor alınması, hükme karşı yalnız davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu nazara alınarak kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle karar verilmek üzere hükmün kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. Davacılar vekilinin istinaf başvurularının açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, 3-İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına, 4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 5-Ankara 1. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/52723 esasına yatırılan 150.000,00 TL teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 12.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.