12. Hukuk Dairesi 2012/21041 E. , 2012/39235 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul 11. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 15/09/2011 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Borçlu vekili, …
**12. Hukuk Dairesi 2012/21041 E. , 2012/39235 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 11. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 15/09/2011 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Borçlu vekili, müvekkiline gönderilen ödeme emri tebligatının usulsüz olduğunu iddia ederek tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olan 18.07.2011 tarihi olarak düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiş, mahkemece borçlu adına yapılan tebliğ işleminin borçlunun nüfus kayıt sisteminde mevcut adresine Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi kapsamında usulüne uygun olarak yapıldığı gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiştir. İstanbul 5. İcra Müdürlüğü'nün 2011/8592 sayılı takip dosyasında örnek 7 ödeme emrinin gönderildiği tebliğ evrakı üzerine ''Mernis Adresi'' yazılarak tebliğe çıkarıldığı ve dağıtıcı tarafından TK.'nun 21/2.maddesine göre 14.07.2011 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür. 2709 Sayılı 1982 Anayasası'nın Hak Arama Hürriyeti başlıklı 36. maddesinde ''Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir'' hükmü yer almaktadır. 11.01.2011 tarihinde 6099 Sayılı Kanunun 3. maddesiyle 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesine eklenen 2.fıkraya göre ; ''Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.'' Tebligat Kanunu'nun uygulanmasına dair yönetmeliğin bilinen adreste tebligat başlıklı 16/2.maddesinde; ''Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır'' düzenlenmesine yer verilmiştir. 6099 Sayılı Kanunun genel gerekçesinde ''... Uygulamada yaşanan sorunları önlemek üzere tasarıda yer verilen en önemli değişiklik, 25/4/2006 tarihli ve 5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nda kabul edilen adres kayıt sisteminin Tebligat Kanunu'na intibakının sağlanmasıdır. Hatta bu yolla, bazen on-onbeş tebligatla dahi sonuç elde edilemeyen durumlarda (ilanen tebligatın gerektirdiği istisnai haller hariç), en fazla iki veya üç tebligatla sorun çözülebilecektir'' denilmiştir.