11. Hukuk Dairesi 2008/11595 E. , 2010/2242 K. MAHKEMESİ : İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.06.2008 tarih ve 2006/322 - 2008/163 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisin…
**11. Hukuk Dairesi 2008/11595 E. , 2010/2242 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.06.2008 tarih ve 2006/322 - 2008/163 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili dava ve ıslah dilekçesi ile, müvekkilinin eğitim ve öğretim alanında faaliyet gösterdiğini, İstanbul'da ve pek çok ilde BİL markalı dershanelerinin ve ayrıca Anadolu BİL Meslek Yüksek Okulu adı altında bir yüksek okulunun bulunduğunu, "BİL" ve "BİL IQ" markalarının tescilli olduğunu, davalının "BİLSEV"adlı okullarının bulunduğunu gazetede yapılan ilan aracılığı ile öğrendiğini, bu ilanda BİL logosunun müvekkilinin markası ile benzer şekilde kullanıldığını, böylece karıştırma ihtimalinin yaratıldığını, BİL markasının davalı tarafından bu şekildeki kullanımının davalı şirketin, müvekkilinin bir yan kuruluşu olduğu izlenimini doğurabileceğini, davalının dava tarihinde de aynı ilanı bir gazetede de yayınladığını, davalının tüm bu eylemlerininin markaya tecavüz oluşturduğunu, müvekkilinin manevi şahsiyetini zedelendiğini ve prestij kaybına uğradığını ileri sürerek, davalının tecavüzünün durdurulmasını, müvekkiline ait isim yada logonun her nevi kitap, tabela sair eşyanın ortadan kaldırılmasını, 20.000 YTL manevi, 2.297,32 YTL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davalı vekili "Bilsev Okullarının" hükmi şahsiyeti bulunmadığından davanın usul yönünden reddi gerektiğini, davacının markasının "BİL" sözcüğünden ibaret olduğunu, müvekkilinin "BİLSEV" markasını kullandığını, bu kullanımda haksız rekabetin söz konusu olmadığını, "BİLSEV EĞİTİM A.Ş." olarak "BİLFEN EĞİTİM A.Ş" bünyesinde kurulduğunu, "BİLSEV" markasını müvekkilinin tanınmış bir marka haline getirildiğini ve BİLSEV markasının BİLFEN markasına ilişkin olduğunu, her iki tarafın logo ve markaları arasında karıştırma ihtimali bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, ticaret sicil kayıtlarına göre davalının ticaret unvanının Bilsev Eğitim A.Ş. olduğu, gazete ilanlarındaki kullanımın Bilsev Okulları biçiminde olması karşısında husumetin yöneltildiği tüzel kişiliğin açıkça anlaşıldığı, bu nedenle davalı vekilinin husumet itirazına itibar edilmediği, davalının gazete ilanlarındaki kullanımının markasal nitelikte olduğu, davalı Şirket tarafından BİLSEV OKULLARI+şekil biçiminde marka tescil başvurusunun reddedildiği, gazete ilanlarına göre davalının baklava şekline benzeyen şekil içersinde "BİL" ibaresini mavi zemin üzerinde kullandığı, böyle bir kullanımın ortalama tüketici nazarında karışıklığa yol açabilecek ve dershane okul vb eğitim hizmetleri bakımından ortalama tüketiciler nezdinde bu iki okulun aynı işletmeye ait olduğu, her iki markanın aynı firmanın markaları olduğu yada her iki firma arasında işletmesel olarak bağ bulunduğu kanaatini doğurabileceği, davalının bu kullanımının KHK'nin 61/1-b maddesi anlamında markaya tecavüz oluşturduğu, davacının yoksun kalınan kar tercihini 556 sayılı KHK'nin 66. maddesinin (c)bendine dayandırdığı, davalının markaya tecavüz eyleminin 556 sayılı KHK'nin 62/1, TTK’nun 58/1 ve BK'nun 49. maddeleri gereğince aynı zamanda manevi tazminatı da gerektirdiği, aynı alanda eğitim sektöründe faaliyet gösteren ve basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gereken davalının kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının davacı markasına yönelik tecavüzünün durdurulmasına, davacının markasındaki eğik dikdörtgen yada kare biçimindeki zemin içersinde BİL ibaresi ve logosu taşıyan ve bu nedenle davacının markasına tecavüz oluşturan tabela, kitap vb. eşyanın toplatılarak imhasına, infazda tereddüt yaşanmaması için dava dilekçesi ekinde ibraz edilen gazete küpüründeki Bilsev okulları 2005+logo biçimindeki kısmın renkli bir fotokopisinin karara eklenmesine, 2.297 YTL maddi, takdiren 5.000 YTL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 39,34 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 01.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.