T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/172 - 2026/259 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (HMK. 353/1-b.1 Maddesi Uyarınca Başvurunun Esastan Reddine) ESAS NO : 2026/172 KARAR NO : 2026/259 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/12/2025 NUMARASI : 2025/1027 Esas - 2025/1045 Karar DAVANIN KONU…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/172 - 2026/259 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (HMK. 353/1-b.1 Maddesi Uyarınca Başvurunun Esastan Reddine) ESAS NO : 2026/172 KARAR NO : 2026/259 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/12/2025 NUMARASI : 2025/1027 Esas - 2025/1045 Karar DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesine Dayalı Tanıma - Tenfiz KARAR TARİHİ : 12/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 12/03/2026 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan tanıma - tenfiz istemine ilişkin davada, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde; İDDİA : Davacı vekili; Davacı vekili; taraflar arasında aktedilen 09/10/2019 tarihli sözleşmenin 18. maddesinde sözleşme kapsamındaki uyuşmazlıkların çözümünde Viyana'da bulunan Federal Ekonomi/Ticaret Odası'nın, Uluslarası Tahkim Heyeti tarafından çözüleceğinin kararlaştırıldığını, sözleşme kapsamında ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların çözümü için Viyana'da bulunan Avusturya Federal Ticaret Odası Uluslarası Tahkim Merkezi'nin (VIAC) yetkili kılındığını, davalı tarafça başvurulan tahkim neticesinde oluşan hakem heyeti tarafından verilen 22/12/2023 tarihli karar ile davanın yetkisizlikle reddedildiğini, lehlerine tahkim masrafları ile yargılama giderine hükmedildiğini ve kararın 23/04/2024 tarihinde kesinleştiğini. İş bu hakem heyeti kararı ile kesinleşme şerhinin apostil onaylı belgelerinin yeminli tercüman ... tarafından tercüme edilerek, Ankara 6. Noterliği'nin 28/06/2024 tarihli ve 07514 yevmiye sayılı işlemiyle tasdik edildiğini, iş bu tasdikli suretlerinin mahkemeye ibraz edildiğini ileri sürerek, Viyana Uluslararası Tahkim Merkezi'nde açılmış olan Case No: ARB-57T8 nolu dosyada verilen 23/04/2024 tarihinde kesinleşen, 22/12/2023 tarihli hakem kararının MÖHUK ve 1958 Newyork sözleşmesi'nin ilgili maddeleri kapsamında tanınması ve tenfizine karar verilmesini, yine yabancı hakem kararına ilişkin yeminli tercüman hizmet bedeli 16.500,00TL ile apostil tasdik için ödenen 40.114,14 TL noter ücreti ve diğer yargılama giderlerinin karşı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili; öncelikle davacı vekilinin vekaletinin noterce düzenlenmesi sırasında işlemi yapan tüzel kişiyi temsil eden yetkili olduğunu gösterir evrakın eklenmediğini, bu nedenle vekaletnameyi veren kişinin şirket temsilcisi olup olmadığının tespiti yönünde davacı şirkete muhtıra çıkartılması ya da yasaya uygun vekalet ibraz edilmesinin gerektiğini, yine hakem kararı tercümesinin bir kısım evrakın Alman dilinde olduğu ve bu nedenle İngilizce tercümesi yanında Almanca tercümesinin de yaptırılması gerektiğini, noter masraflarına ilişkin harç tahakkuklarının Türkiye Noterler Birliği ücret tarifesine aykırı tahakkuk ettirildiğini, yine değerli kağıt bedelinin hatalı tahakkuk ettirildiğini belirterek, notere müzekkere yazılarak, tahakkukun hangi matrah ve oranlar nazara alınarak yapıldığının sorulmasının istenmesini, tercüme ücretinin fahiş olarak noterce belirlendiğini, davacının istem sonucunu açıklaması gerektiğini, hakemlerin uyguladığı usulün tahkim anlaşmasına aykırı olduğunu, hakem heyetinin taraflar arasındaki sözleşmeye göre VIAC kurallarının 1. maddesine göre 17/11/2022 tarihinde yürürlükte olan 01/07/2021 tarihli VIAC kurallarına uygulamakla mükellef olduğunu, ancak tarafların anlaştığı hakemlik usulüne dair kurallardan başka kurallara göre karar verildiğinden tenfiz isteminin reddine, aksi halde ise sözleşme kapsamında davacıdan alacaklarının mevcut olduğunu, keşide edilen faturalara itiraz edilmediğinden kesinleştiklerini, 25/02/2021 tarihli yazı ile KDV hariç 412.821,53USD borçları olunduğunun ikrar edildiği ve ödeme planına bağlanmasını istediklerini, ödemenin gerçekleşmemesi üzerine ilamsız takibe geçildiğini, itiraz üzerine, itirazın iptali davasında tahkim şartı nedeniyle usulden reddedildiğini, davacı aleyhinde Vezirköprü İcra Müdürlüğü'nün 2024/345 esas sayılı dosyasında iflas yoluyla icra takibine geçildiğini, bu alacaklarının takas mahsubunun yapılarak hakem kararıyla hükmedilen alacağın itfa edilmiş sayılacağı nazara alınarak, tenfiz engeli bulunduğunu ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;" Dava, Avusturya Federal Ekonomi/Ticaret Odası Uluslararası Tahkim Mahkemesi'nin 22/12/ 2023 tarihli kararının tenfizi istemine ilişkindir. Mahkememizce taraf delileri toplanarak yapılan yargılama neticesinde 15/11/2024 tarih ve 2024/447E. 2024/677K sayılı ilamıyla; "......Tüm dosya kapsamı dava, cevap Avusturya Federal Ekonomi Odası Uluslararası Tahkim Merkezi'nin 22/12/2023 tarihli karar ve kesinleşe şerhinin noter yeminli tercümanınca yapılmış Türkçe çevrileri ile onanmış aslıları yukarıda yazılı yasal düzenleme birlikte değerlendirildiğinde; Avusturya Federal Ekonomi Odası Uluslararası Tahkim Merkezi'nin 22/12/ 2023 tarihli yukarıda belirtilen kararının tenfiz şartlarının mevcut olduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne ve kararın tenfizine karar vermek gerekmiştir. Davalı vekilinin takas mahsup talebinin ise; kesinleşmemiş icra takipleri ve alacak istemlerine dayandığı ve bu aşamada şartları oluşmadığından reddine, ayrıca davacı vekilinin; noter yeminli tercüme masrafları ile tercüme evrakı noter tasdiki masraflarını yargı gideri olarak karşı tarafa yükletilmesi isteminin; Noter yeminli tercümanına verildiği iddia edilen hizmet bedele ilişkin makbuzda, belgelerdeki hizmeti veren yeminli tercümanın ... olduğu halde, hizmet bedeli faturasında şirket adının yer aldığı, yine noter masraf ve harçlarına ilişkin makbuzda davacı şirket yerine bir başka ismin yer aldığı görülmekle, yargı gideri kapsamında talep edilebilecek bu kalemlere ilişkin istemin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Yine, iş bu davanın tespit hükmünde olduğu ve bu nedenle maktu harç alınacağına dair, Yargıtay 11. HD nin 2020/5273 E. , 2022/2001 K sayılı ve 6. HD nin 2024/1479 E-2024/1680 K sayılı ilamları nazara alınarak, maktu harç alınmıştır........1-Davacının davasının Kabulü ile; Viyana Uluslarası Tahkim Merkezi'nce (VIAC) CASE no ARB-5718 nolu dosyada verilen 22/12/2023 tarihli ve 23/04/2024 tarihinde kesinleşen kararın tanınması ve tenfizine, davalının takas mahsup talebinin reddine, 2-Alınması gerekli 427,60-TL harç başlangıçta peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AÜT gereğince 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak , davacıya ödenmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olarak 427,60-TL başvurma harcı, 427,60-TL peşin harç, 60,80-TL vekalet harcı, 73,00-TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 989-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Davacının Noter yeminli tercüman ücreti ve noter giderine ilişkin taleplerinin reddine, 5-HMK 333 maddesi gereğince yatırılan gider avansından kalanın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine," karar verilmiştir. Taraf vekillerinin iş bu kararı istinafı üzerine Ankara BAM 31. HD nin 20/11/2025 tarih ve 2025/73E. 2025/1007K.Sayılı ilamıyla;" Taraflar arasında 09/10/2018 tarihinde hidroelektrik santralin bir kısım bölümlerinin yapımına dair sözleşme imzalanmıştır. Sözleşmenin 18.2 maddesinde taraflar arasındaki uyuşmazlıkların Viyana federal Ekonomik Ticaret Odası Tahkim kurallarına göre çözümleneceği düzenlemesine yer verilmiş, söz konusu bu hüküm de dava şartı olarak öngörülmüştür. Davalı yüklenici tahkim şartı doğrultusunda tahkime başvurmuş, Viyana Tahkim Merkezince yetkisizlik kararı verilerek, davacı iş sahibi lehine yargılama giderlerine hükmedilmiş, karar 23/04/2024 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı iş bu kararın tanıma ve tenfizi istemiyle iş bu davayı açmıştır. 1- Anayasa Mahkemesinin, 09/01/2025 tarih 32777 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan, 17/10/2024 günlü 2024/104 Esas ve 2024/173 sayılı kararında özetle; 492 Sayılı Harçlar Kanunun "Yabancı mahkeme ilamları" başlıklı 4. Maddesinde düzenlenen "Yabancı bir mahkeme tarafından verilen ilamların tenfizi için açılacak davalardan, bu ilamlarda hükmolunmuş şeyin değeri, nevi ve mahiyetine göre (1) sayılı tarife gereğince harç alınır." hükmünde yer alan "değeri" ibaresinin Anayasaya aykırı olmadığına karar verilmiştir. Yukarıda açıklanan Anayasa Mahkemesi kararı ve Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2023/1992 Esas ve 2024/3909 sayılı kararı ve benzer kararlar dikkate alındığında yabancı bir mahkeme tarafından verilen ilamların tenfizi için açılan davaların nispi harca tabi olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda tenfizi istenen ve yabancı mahkeme kararı doğrultusunda davaya konu edilen miktar üzerinden harcın tamamlattırılarak yargılamaya devam edilmesi gerekirken bu yapılmadan yargılamaya devam edilmesi hatalı olmuştur. 2- Davacı yabancı mahkeme kararının yeminli tercümana tercüme ettirilmesi için harcanan bedel ile apostil tasdiki için notere ödenen bedelin mahkemece yargılama giderleri içerisinde değerlendirilmesini talep etmiş, mahkemece söz konusu harcama belgelerinde davacı şirket unvanının geçmediği gerekçesiyle bu talep kabul edilmemiştir. Söz konusu belgelerde ... ismi geçmektedir. Dosya kapsamından bu kişinin davacı şirketin vekili olduğu anlaşılmaktadır. Vekaletname içeriği incelendiğinde, davacı vekilinin davacı şirket için düzenlenen belgeler nedeniyle gerekli giderleri yatırma yetkisinin de olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Bu nedenle mahkeme kabulüne göre tercüme bedeli 16.500,00 TL ile noter masrafı 40114,14 TL'nin yargılama giderleri içerisinde değerlendirilmesi gerekirken, aksi yönde işlem tesis edilmesi de doğru olmamıştır."... gerekçesiyle kararımızın esası incelenmeksizin, kaldırılarak dosyamız geri çevrilmiştir. Mahkememizce kesin hüküm niteliğindeki BAM kararı gereğince davacı vekiline nisbi harç tamamlattırılmıştır. Davalı vekili; 6728 sayılı Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 36. Maddesi ile 492. Sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı 1 sayılı tarifenin Mahkeme Harçları Başlıklı Bölümün Karar ve İlam Harcı Başlıklı alt bölümünün 1 fıkrasının a bendinde yer alan "Tahkim yargılamasında bu bende göre hesaplanan harç %50 oranında uygulanır" cümlesinin, "Tahkim yargılamasında bu bent hükümlerine göre harç alınmaz", şeklinde düzenlenerek, 2016 yılında değiştirildiğini ve bu madde hükmü nazara alınarak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 27/06/2017 tarih ve 2017/930 esas, 2019/812 karar sayılı ilamıyla, Türkiye'de verilen hakem kararlarında nispi harç alınmayacağının düzenlendiği, buna göre yabancı hakem kararlarının tenfizinde de nispi harcın alınmayacağının, maktu harcın alınacağının kabulünün gerektiği yönünde karar verildiği, BAM kararına itiraz edildiği, dosya kapsamı ile kesin hüküm niteliğinde olan BAM kaldırma kararı nazara alınarak nispi harç tamamlatıldığı" gerekçesi ile, davanın kabulüne, Viyana Uluslarası Tahkim Merkezi'nce (VIAC) CASE no ARB-5718 nolu dosyada verilen 22/12/2023 tarihli ve 23/04/2024 tarihinde kesinleşen kararın tanınması ve tenfizine, davalının takas mahsup talebinin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; yerel mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu, mahkemece uyuşmazlığa uygulanan hukukun hatalı olduğunu, yargılamanın 5718 sayılı yasa hükümleri dikkate alınmasının hatalı olduğunu, tenfizi istenen kararın yabancı hakem kararı olduğunu, Anayasa'nın 90. maddesi gereğince yargılamanın New York konvansiyonu hükümlerine ve lex specialis derogat generalis ilkesi gereğince Türkiye ile Avusturya arasında akdedilmiş 04/08/1931 Tarih ve 1864 Sayılı resmi gazetede yayınlanmış olan "Türkiye Cümhuriyeti ile Avusturya Hükümeti arasında mün'akit hukuki ve ticari mevaddı adliyeye müteallik mütekabil münasebetlere ve adlî kararların tenfizine dair mukavelenamenin tasdiki hakkında kanun" ile yürürlüğe konulan anlaşma hükümlerine göre yapılması gerektiğini, yabancı hakem kararının tenfizi davalarında harç alınmayacağına dair açık hüküm bulunduğunu, bu yasa hükmünün de sadece maktu harç alınacağı şeklinde yorumlanması gerektiğini gösteren Hukuk Genel Kurulu kararının mevcut olduğunu, yaptıkları itirazlara rağmen nispi harca hükmedilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca hakemlerce uygulanan usulün tarafların anlaşmasına aykırı olduğunu, hakem heyeti tarafından tarafların sözleşme ile kabul ettikleri tahkim kurullarından başka bir tahkim kuralının uygulanmasının mutlak bir tenfiz engelinden ibaret olduğunu, hakem kurulunun tahkim sözleşmesinin dışında karar verdiğini, iki aşamalı tahkim kaydının mahkemeye erişim hakkını ölçüsüzce kısıtlayarak, adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini, bu durumun kamu düzenine aykırılık teşkil ettiğini, takas beyanıyla borcun sona erdiğini, borcun sona ermesinin de tenfiz engeli olarak sayılması gerektiğini, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan tanıma - tenfiz istemine ilişkindir. Davacı iş sahibi, davalı yüklenicidir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 204.825,83 TL istinaf karar harcından peşin alınan 51.206,46 TL harcın mahsubu ile bakiye 153.619,37 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine'ye irat kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalı üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 12/03/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan E-imzalıdır Üye E-imzalıdır Üye E-imzalıdır Katip E-imzalıdır