(Kapatılan)14. Ceza Dairesi 2012/12113 E. , 2013/1852 K. "İçtihat Metni" Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanıklar ... ve ...'ın yapılan yargılamaları sonunda; beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkûmiyetlerine dair ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 03.05.2012 gün ve 2012/57 Esas, 2012/136 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi s
**(Kapatılan)14. Ceza Dairesi 2012/12113 E. , 2013/1852 K.** **"İçtihat Metni"** Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanıklar ... ve ...'ın yapılan yargılamaları sonunda; beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkûmiyetlerine dair ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 03.05.2012 gün ve 2012/57 Esas, 2012/136 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık ... ve sanıklar müdafileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Dosya içeriğine ve oluşa göre nüfus kaydı itibarıyla suç tarihinde 14 yaşı içerisinde olan mağdure ile sanık ...'ın, mağdurenin öğrenim gördüğü okul civarında görüşerek tanıştıkları, sanığın mağdureye 1992 doğumlu olduğunu ve ailesinin oldukça varlıklı olduğunu söyleyerek onunla arkadaşlık kurduğu ve sonrasında farklı yerlerde pek çok kez cinsel ilişkiye girdikleri, 19.10.2011 günü geç kalması nedeniyle okul müdür yardımcısı tanık ... ile tartışan mağdurenin sanık ...'ı arayarak buluşmak istediğini söylediği ve birlikte ... ilçesine gittikleri ve burada otobüsten indiklerinde kendilerini karşılayan diğer sanık ...'ın kendilerini götürdüğü bu sanığa ait evde bir kez daha cinsel ilişkiye girdikleri, burada 5-6 gün kaldıktan sonra sırasıyla İstanbul ve ...'e gittikten sonra gölde tekne ile gezerken kolluk görevlilerince görülerek yakalandıklarının anlaşılması karşısında, sanık ...'ın mağdureye yaşı ve ailesinin maddi durumuna ilişkin söylediği basit yalan niteliğindeki sözlerin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu açısından mağdurenin iradesini etkiler nitelikte hile olarak kabul edilemeyeceği gözetilerek, her iki sanığın TCK.nın 109. maddesinin 1. fıkrası ile cezalandırılmaları gerekirken, aynı maddenin 2. fıkrası ile mahkûmiyetlerine karar verilerek cezalarının fazla tayini, Suç tarihi itibarıyla 14 yaşı içerisinde bulunan mağdurenin rızası hukuken geçerli olmasa dahi, mağdurenin fiili rızasıyla onu farklı illere götürerek nitelikli cinsel istismarda bulunan sanığın bu eyleminin, teşdit gerekçesinde belirtildiği şekilde işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, işlendiği yer ve zaman ile kastının ağırlığı dosya içeriğine göre bir özellik taşımadığı gibi, sanığın çeşitli mahkemelerde benzer suçlardan yargılanıyor olmasının da masumiyet karinesi karşısında teşdide gerekçe olamayacağı düşünülmeden, sanık ... hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan hüküm kurulurken temel cezanın yerinde olmayan gerekçeyle alt sınırdan önemli miktarda uzaklaşılarak tayini, Adli Tıp kurumunun bilinen uygulamalarına göre de, mağdurenin ruh sağlığındaki bozulmanın cezada artırım nedeni olabilmesi için eylem sonucunda mağdurenin ruh sağlığının bozulup bozulmadığına ilişkin tespitin, suç tarihinden itibaren en az 6 ay geçtikten sonra yapılması gerektiği gözetilmeden, son olarak 19.10.2011 tarihinde gerçekleştiği anlaşılan cinsel istismar eylemi nedeniyle mağdurenin ruh sağlığının bozulduğuna dair ... Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezince 6 aylık süreden önce 04.04.2012 tarihinde yapılan muayeneye sonucu düzenlenen rapora dayanılarak, her iki sanığa çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan verilen cezanın TCK.nın 103/6. maddesiyle artırılması, Kabul ve uygulamaya göre ise; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 20.11.2007 gün ve 2007/5-142 Esas, 2007/240 sayılı Kararında belirtildiği üzere, sanık ...'ın beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde zincirleme biçiminde gerçekleşen eylemleri nedeniyle uygulamanın TCK.nın 61/4-5. maddeleri hükümleri de dikkate alınarak 103/2. maddesi uyarınca verilecek cezaya 43. maddenin uygulanması sonucu bulunacak artırımın, 103/6. maddenin tatbikiyle tayin edilecek cezaya ilave edilmesi suretiyle yapılması gerekirken, 43. maddenin uygulanması suretiyle bulunan artırımın, hem 103/2. madde uyarınca verilen, hem de 103/6. maddenin uygulanması suretiyle belirlenen cezalara ayrı ayrı tatbik edilmesi suretiyle fazla ceza tayini, Kanuna aykırı, sanık ... ve sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, ceza miktarı yönünden kazanılmış hak saklı kalmak üzere hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 26.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.