DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/132 E. , 2024/1107 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/132 Karar No : 2024/1107 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı - ... (...Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konus
DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/132 E. , 2024/1107 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/132 Karar No : 2024/1107 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı - ... (...Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, adına ... Sağlık Hizmetleri Medikal Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin 2008-2009 yıllarına ait muhtelif vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... ile ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır. ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı: 06/03/2008 tarih ve 7028 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin incelenmesinden, on yıl için dışarıdan şirket müdürü olarak seçilen ...'nın her hususta şirketi temsile, iki yıl için şirket müdürü seçilen davacının ise ihale konusu ile ilgili tüm iş ve işlemleri yürütmeye yetkili olduğu anlaşılmaktadır. 15/05/2008 tarih ve 7063 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin incelenmesinden ise, on yıl için dışarıdan şirket müdürü olarak seçilen ...'nın her hususta şirketi temsile, on yıl için şirket müdürü seçilen davacının ise ihale konusu ile ilgili tüm iş ve işlemleri yürütmeye yetkili olduğu görülmektedir. Bu durumda, davacının dava konusu ödeme emirleri içeriği borç dönemlerinde kanuni temsilci olduğu hususunda duraksama bulunmamaktadır. Ancak davacının asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisi olduğu dönemlerde ihale konusuyla ilgili tüm iş ve işlemleri yürütmeye yetkili olduğu, davacıyla aynı dönemde ve dışarıdan seçilmek suretiyle kanuni temsilci olan ... ile ...'nın ise seçildikleri dönemlerde her hususta şirketi temsile yetkili oldukları dikkate alındığında, sadece ihale konusu işlemlerle ilgili temsil ve imzaya yetkili olan davacı adına asıl borçlu şirketin 2008 ve 2009 yıllarına ait muhtelif vergi borçlarının takip ve tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Vergi Mahkemesi belirtilen gerekçeyle davayı kabul etmiştir. Davalının istinaf istemini inceleyen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı: Vergi Dava Dairesi, istinaf istemine konu kararın kaldırılmasını gerektirecek herhangi bir nedenin bulunmadığı gerekçesiyle istinaf istemini reddetmiştir. Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Üçüncü Dairesinin 10/02/2022 tarih ve E:2018/6282, K:2022/573 sayılı kararı: Uyuşmazlık döneminde yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun ikinci kitabının "Limited Şirket" başlıklı yedinci faslının üçüncü kısmında yer alan 540. maddesinin birinci fıkrasında, aksi kararlaştırılmış olmadıkça, limited şirket ortaklarının hep birlikte müdür sıfatıyla şirket işlerini idareye ve şirketi temsile mezun ve mecbur oldukları; ikinci fıkrasında, şirket mukavelesi veya umumi heyet kararı ile şirketin idare ve temsilinin ortaklardan bir veya birkaçına bırakılabileceği; üçüncü fıkrasında, kuruluştan sonra şirkete giren ortakların, bu hususta umumi heyetin ayrı bir kararı olmadıkça, idare ve temsile mezun ve mecbur olmadıkları düzenlenmiştir. Kanun'un 542. maddesinin birinci fıkrasında, müdürlerin haiz oldukları temsil salahiyetinin şümul ve tahdidi hakkında, anonim şirketin idare meclisine dair olan 321. madde hükmünün tatbik olunacağı hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanun'un aynı kitabının "Anonim Şirket" başlıklı dördüncü faslının ikinci kısmında yer alan 321. maddesinin birinci fıkrasında, temsile salahiyetli olanların, şirketin maksat ve mevzuuna dahil olan her nevi işleri ve hukuki muameleleri şirket adına yapmak ve şirket ünvanını kullanmak hakkına haiz oldukları; ikinci fıkrasında, temsil salahiyetinin tahdidinin, hüsnüniyet sahibi üçüncü şahıslara karşı hüküm ifade etmeyeceği, ancak temsil salahiyetinin sadece merkezin veya bir şubenin işlerine hasrolunduğuna veya müştereken kullanılmasına dair tescil ve ilan edilen tahditlerin muteber olduğu hüküm altına alınmıştır. Yukarıda yer verilen düzenlemelerden, limited şirketlerde idare ve temsil yetkisi kendisine bırakılmış ortak ya da ortakların veya müdürlerin haiz oldukları temsil yetkisinin, sadece merkezin veya bir şubenin işlerine hasrolunması veya müştereken kullanılması hallerinde tescil ve ilan edilmekle sınırlandırılabileceği, dolayısıyla temsil ve idare yetkisinin belirtilen durumlar dışında herhangi bir nedenle sınırlandırılamayacağı sonucuna varılmaktadır. Bu durumda, asıl borçlu limited şirketin ortağı olan davacının sadece ihale konusundaki iş ve işlemleri yapmak amacıyla şirketi temsil ve idareye yetkili kılınmasının, üçüncü kişilere karşı sorumluluğunu kaldırmayacağı dikkate alındığında, asıl borçlu şirkete ait vergi borcu nedeniyle davacının takibinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Bu nedenle Vergi Dava Dairesince, dava konusu ödeme emirleri içeriği borçların şirketin mal varlığından tahsil imkanı bulunup bulunmadığı ve davacının kanuni temsilci sıfatıyla söz konusu borçtan sorumluluğu değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. Daire bu gerekçeyle temyize konu kararı bozmuştur. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararı: 6762 sayılı Kanun'da yer alan ve iyi niyetli üçüncü kişilerin korunması amacıyla getirildiği anlaşılan temsil yetkisinin sınırladırılmasına ilişkin söz konusu düzenlemenin özel hukuk açısından getirildiği açık olup bu düzenlemenin kamu hukukundan doğan vergi borcu ve sorumluluğu açısından sonuç doğurması mümkün bulunmamaktadır. Nitekim, Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 29/04/2019 tarih ve E:2016/7686, K:2019/1879 sayılı kararı da bu yöndedir. Bu durumda, bir kamu idaresi olan davalı idare ile davacı arasında özel hukuk hükümlerine tabi bir işlem bulunmaması ve davalı idarenin Türk Ticaret Kanunu'nda belirtildiği anlamda "hüsnüniyet sahibi üçüncü kişi" konumunda olmaması sebebiyle anılan düzenlemenin uyuşmazlık konusu olayda uygulanmasına olanak bulunmamaktadır. Vergi Dava Dairesi, ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeye ek olarak belirtilen gerekçeyle ısrar etmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu ödeme emirlerinin hukuka uygun olduğu belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, ısrar kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1- Davalının temyiz isteminin REDDİNE, 2- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının ONANMASINA, 3- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 04/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.