18. Hukuk Dairesi 2012/14866 E. , 2013/1344 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi . Dava dilekçesinde, vasi atanması istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm müdahiller vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacının kısıtlanma talebinde bulunması üzerine, mahkemece Türk Medeni Kanunu'nun 405. maddesi uyarınca kısıtlanma kararı
**18. Hukuk Dairesi 2012/14866 E. , 2013/1344 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi . Dava dilekçesinde, vasi atanması istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm müdahiller vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacının kısıtlanma talebinde bulunması üzerine, mahkemece Türk Medeni Kanunu'nun 405. maddesi uyarınca kısıtlanma kararı verilmiştir. ...-Vasi tayinine yönelik temyizin incelenmesinde; Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; Türk Medeni Kanunu'nun 405. maddesi uyarınca kısıtlama kararı verilebilmesi için ilgilinin akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan kişilerden olması gerekir. Hükme esas alınan rapordan; ilgilide akıl hastalığının bulunmadığı, geçirilmiş beyin kanaması nedeniyle konuşma bozukluğu ve kendini ifade sorunu olduğu, vasi atanması gerektiği anlaşılmaktadır. Dosya kapsamı, sağlık kurulu raporu, davacının yaşı, mevcut durumu, kısıtlanma isteği dikkate alındığında; Türk Medeni Kanunu'nun 405. maddesi koşulları gerçekleşmemekle beraber 408. maddesi koşullarının oluştuğu anlaşılmaktadır. Bu yön dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değil ise de, bu yanılgının düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, mahkeme gerekçesinin son cümlesinde yer alan ''405''in gerekçeden çıkarılarak yerine ''408'', yine hüküm fıkrasının bir numaralı bendinde yer alan ''405''in metinden çıkarılarak, yerine ''408'' yazılmak suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, . ...-Vasinin şahsına itiraz yönünden temyize gelince; Türk Medeni Kanunu'nun 422. maddesi gereğince vasinin sıfatına karşı yapılan itirazları veya vasinin ileri sürdüğü kaçınma sebeplerini (özürleri) inceleme görevi öncelikle vesayet makamı sulh mahkemesine, onun kabul etmemesi halinde denetim makamı asliye mahkemesine aittir. Buna göre vasinin şahsına yönelik itiraza ilişkin dilekçenin açıklanan kurallar çerçevesinde değerlendirilip, vesayet makamınca itiraz nedenleri yerinde görülmediği takdirde denetim makamınca bu konuda kesin bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine İADESİNE, 31.01.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.