12. Ceza Dairesi 2025/7082 E. , 2026/2018 K. "" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/527 E. 2023/591 K. SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının İstemi Üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili Kararın Kanun Yararına Bozulması Dikili 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2023 tarihli ve 2023/527 Esas, 2023/591 Karar sa…
12. Ceza Dairesi 2025/7082 E. , 2026/2018 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/527 E. 2023/591 K. SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının İstemi Üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili Kararın Kanun Yararına Bozulması Dikili 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2023 tarihli ve 2023/527 Esas, 2023/591 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 179/2 ve 5271 sayılı CMK'nın 250/4. maddeleri uyarınca seri yargılama usulü uygulanarak hükmedilen 6 ay hapis cezasına ilişkin kararın itiraz edilmeden kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 31.10.2025 gün ve 94660652-105-35-30136-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.11.2025 tarihli ve KYB-2025/127832 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.11.2025 tarihli ve KYB-2025/12783 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, olay günü sanığın kullandığı plakasız, ruhsatsız ve motor-şase numarası kazılı olan motosikletle seyir halindeyken kayıp düşmek suretiyle üzerine atılı trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işlediğinin iddia ve kabul edildiği olayda, her ne kadar yüklenen suçtan sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de; Sanık hakkında düzenlenen talepnamede sanığın olay günü alkollü veya uyuşturucu madde etkisi altında motosiklet kullandığına ya da motosikleti tehlikeli olabilecek şekilde sevk ve idare ettiğine dair dair herhangi bir iddianın bulunmadığı, sanığın hangi suretle trafik güvenliğini tehlikeye soktuğunun tespit edilemediği, suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir. ” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Dosya kapsamında yer alan kaza tespit tutanağı ve hastaneden alınan alkol raporuna göre, olay günü sanığın kullandığı motosikletle kazadan yaklaşık yarım saat sonra hastanede alınan kan tahlilinin sonucuna göre 3.07 promil alkollü olarak seyri sırasında kayıp düşmesi neticesinde yaralanması ile sonuçlanan olayda, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun meydana geldiği kabulü ile sanığın TCK'nın 179/2. maddesi ve CMK'nın 250/4. maddesi uyarınca seri yargılama usulü uygulanarak mahkûmiyetine hükmedilmiş olup, 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 48/7. maddesinde yer alan, “Hususi otomobil sürücüleri bakımından 0.50 promilin, diğer araç sürücüleri bakımından 0.20 promilin üzerinde alkollü olan sürücülerin trafik kazasına sebebiyet vermesi halinde, ayrıca Türk Ceza Kanununun ilgili hükümleri uygulanır” şeklindeki düzenleme karşısında; 3.07 promil alkollü olarak motosiklet ile seyri sırasında kazaya sebebiyet veren sanık hakkında atılı suçun yasal unsurlarının oluştuğu anlaşılmakla, sanığın mahkûmiyetine hükmedilmesinde hukuka aykırılık görülmediğinden, kanun yararına bozma talebi isabetsiz görülmüştür. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309.maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.03.2026 tarihinde karar verildi.