(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2009/11935 E. , 2009/15375 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi ve davalı ... Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2004/3767-9906 sayılı 06.10.2004 günlü bozma k…
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2009/11935 E. , 2009/15375 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi ve davalı ... Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2004/3767-9906 sayılı 06.10.2004 günlü bozma kararında özetle: “Hükme esas alınan orman bilirkişi rapor ekindeki işaretlemenin siyah beyaz fotokopi üzerinde yapılması nedeniyle raporun denetlenemediği, çekişmeli taşınmazın tapuda kayıtlı olup olmadığı sorulmadığı, tescile ilişkin ilanların yapılmadığı, bu nedenle eksiklikler giderildikten sonra yeniden usulüne uygun keşif yapılması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davacının davasının reddine, davalı Hazinenin tescil taleplerinin kabulü ile, 02.10.2007 günlü bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen 9128,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz ile (B) ile gösterilen 5320,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı tarafından esasa ilişkin olarak, davalı ... Yönetimi tarafından ise taşınmazın niteliği yönünden temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmamaktadır. Genel arazi kadastrosu ise 1959 tarihinde kesinleşmiştir. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın bulunduğu Suluca Köyünde orman kadastrosu yapılmaması nedeniyle öncesinin orman olduğunun kabulü gerektiği anlaşıldığından davacının tescil davası reddedilmişse de; 19.12.2005 tarihli Kadastro müdürlüğünden gelen cevaba göre dava konusu yer 1972 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında taşlık, çalılık, kayalık, fundalık gibi yerlerden olması nedeniyle tescil harici bırakılmış olup bu tür yerler imar ihya edilerek zilyetlikle kazanılabileceğinden yazılı gerekçeyle davanın reddi usul ve yasaya aykırı olduğu gibi taşınmazın yakın tarihteki aktüel durumunun ne olduğunun da yöntemince araştırılmadığı gözlenmiştir.