22. Hukuk Dairesi 2011/10399 E. , 2012/4451 K. "" MAHKEMESİ : Ankara 1. İş Mahkemesi TARİHİ : 19/07/2011 Davacı vekili, müvekkilinin davalılardan Çocuk Esirgeme Kurumunun Saray'da bulunan rehabilitasyon merkezinin bakım işlerini yürüten diğer davalının işçisi olarak 01.01.2010 tarihinden itibaren çalıştığını, iş akdinin 16.06.2010 tarihinde haksız olarak feshedildiğini, aylık ücretinin 811,00 TL olduğunu beyan ederek feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar veril…
**22. Hukuk Dairesi 2011/10399 E. , 2012/4451 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara 1. İş Mahkemesi TARİHİ : 19/07/2011 Davacı vekili, müvekkilinin davalılardan Çocuk Esirgeme Kurumunun Saray'da bulunan rehabilitasyon merkezinin bakım işlerini yürüten diğer davalının işçisi olarak 01.01.2010 tarihinden itibaren çalıştığını, iş akdinin 16.06.2010 tarihinde haksız olarak feshedildiğini, aylık ücretinin 811,00 TL olduğunu beyan ederek feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesini istemiş, 17.03.2011 tarihinde harç yatırarak tüm dava dilekçesini ıslah ederek iş akdinin süresinden önce feshedildiğini iddia ederek bakiye 3.500,00 TL ücret alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket vekili, asıl işverenin diğer davalı kurum olduğunu davacının verilen işi yapmaması nedeniyle iş akdinin haklı olarak feshedildiğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur. Davalı kurum müdürlüğü, davacının diğer davalı şirket yüklenici firma tarafından çalıştırıldığını, aralarında asıl işveren, alt işveren ilişkisinin bulunmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, taraflar arasında yapılan belirli süreli hizmet sözleşmesinin bitiminden altı ay ondört gün önce feshedildiği, kalan süre alacağının olduğu, davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi olduğundan davacının alacağından müştereken sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 2.740,21 TL kalan süre ücret alacağının dava tarihi olan davanın tamamen ıslah edilip harcının karşılandığı 15.06.2010 tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, davacının bu kalem yönünden fazlaya ilişkin talebinin reddine, davacının işe iade davası yönünden taleplerini davayı tamamen ıslah edip ücret alacağına döndürmesi nedeni ile bu kalem yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Hüküm davacı ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir. Uyuşmazlık taraflar arasındaki ilişkinin belirli süreli iş sözleşmesinin unsurlarını taşıyıp taşımadığı noktasında toplanmaktadır. Belirli süreli iş sözleşmesinden söz edilebilmesi için sözleşmenin açık veya örtülü olarak süreye bağlanması ve yapılması için objektif nedenlerin varlığı gerekir. Borçlar Kanunun 338. maddesinde, “Hizmet akdi, muayyen bir müddet için yapılmış yahut böyle bir müddet işin maksut olan gayesinden anlaşılmakta bulunmuş ise, hilafı mukavele edilmiş olmadıkça feshi ihbara hacet olmaksızın bu müddetin müruriyle, akit nihayet bulur” kuralı mevcuttur. Anılan hükme göre tarafların belirli süreli iş sözleşmesi yapma konusunda iradelerinin birleşmesi yeterli görüldüğü halde, 1475 sayılı Kanun uygulamasında da Yargıtay kararları ile belirli süreli iş sözleşmelerine sınırlama getirilmiş ve sürekli yenilenen sözleşmeler bakımından ikiden fazla yenilenme halinde sözleşmenin belirsiz süreli hale dönüşeceği kabul edilmiştir.