Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafça ödenmeyen 120.000,00 Ruble (4.000,00 USD) ücret alacağı bulunduğunu, sözleşme ile 3 ay önceden haberdar etme şartı nedeni ile 3 aylık ücret alacağı bulunduğunu, keşide edilen ihtarnameye rağmen ödeme yapılmadığını, Ankara 31. İcra Müdürlüğünün 2009/4924 dosya numaralı icra takibine de kötüniyetle itiraz edildiğini beyan etmiş; fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %40'dan az olmamak üz
DAVA KONUSU: Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafça ödenmeyen 120.000,00 Ruble (4.000,00 USD) ücret alacağı bulunduğunu, sözleşme ile 3 ay önceden haberdar etme şartı nedeni ile 3 aylık ücret alacağı bulunduğunu, keşide edilen ihtarnameye rağmen ödeme yapılmadığını, Ankara 31. İcra Müdürlüğünün 2009/4924 dosya numaralı icra takibine de kötüniyetle itiraz edildiğini beyan etmiş; fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %40'dan az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı-karşı davacı vekili karşı dava dilekçesinde; davacının davalı Şirketi zarara uğrattığını, kendisine gönderilen 50.000,00 USD'nin bir kısmının hesabını hâlen veremediğini, davacının üzerinde bulunan Şirket parası ve davacının Şirketi zarara uğratması nedeniyle 25.000,00 TL'nin yasal faizleri ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Uyuşmazlık, asıl dava konusu alacakların hangi para birimine göre hüküm altına alınması gerektiğine ve karşı davanın açılmamış sayılmasına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun'un 24/1 hükmüne göre hukuk seçimi, taraflarca açıkça yapılabileceği gibi zımni olarak da yapılabilir. Yabancılık unsuru taşıyan bir iş sözleşmesinin varlığı karşısında, Türk hukukuna göre açılmış bir davada davalı tarafça en geç cevap dilekçesi ile yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünde itirazda bulunulmaması yahut en geç ön inceleme duruşmasında tarafların hukuk seçimi konusunda anlaşmamış olmaları durumunda uyuşmazlığa uygulanacak olan hukukun Türk hukuku olarak zımnen seçilmiş olduğunun kabulü gerekir. Buna göre somut uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Temyizen incelenen karşı davaya ilişkin karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı-karşı davalı ve davalı- karşı davacı vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.