10. Hukuk Dairesi 2023/11424 E. , 2023/9610 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/167 E., 2023/74 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen talep tarihindeki borçlanmaya esas prim üzerinden 1992-1993 yılları arasında Türk vatandaşı olarak geçen sürelerini borçlanabileceğinin tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemes
**10. Hukuk Dairesi 2023/11424 E. , 2023/9610 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/167 E., 2023/74 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen talep tarihindeki borçlanmaya esas prim üzerinden 1992-1993 yılları arasında Türk vatandaşı olarak geçen sürelerini borçlanabileceğinin tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin Almanya'da ikamet süreleri ile çalışma ve işsizlik sürelerini 3201 sayılı Kanuna göre 17.12.2015 tarihinde borçlanma talebinde bulunduğunu, Kurum tarafından toplam 4502 gün borçlandırıldığını, ancak 01.01.1992-31.01.1994 tarih aralığının (Türkiye'de geçen süreler hariç) tamamının borçlandırılması gerekirken, Türkiye'de ikamet ettiği gerekçesiyle 01.01.1992-31.12.1993 tarihleri arası için borçlandırılması yapılmadığını, 1992 yılından itibaren yurda giriş çıkışların gümrük kapılarında ve hava alanlarında bilgisayar ortamında kaydedildiğini, Aydın Valiliği Emniyet Müdürlüğünden alınan ve yurda giriş çıkış tarihlerini gösteren listeye göre, davacının yurda giriş tarihinin kaydedilmediğini, sadece 17.08.1994 tarihli deniz yoluyla çıkış yaptığının belirtildiğini, halbuki davacının 01.10.1986 tarihinden beri Almanya'da ikamet ettiğini, 1993 yılı içerisinde Almanya'da hamilelik süresince tedavi gördüğünü, bunlara ilişkin belgelerin de bulunduğunu ancak davalı Kurumca dikkate alınmayarak 1992 ve 1993 yıllarındaki ev kadınlığı sürelerinin borçlandırılmadığını ileri sürerek, davalı kurumca borçlandırılmayan 1992-1993 yıllarının ilk borçlanma talep dilekçesinin verildiği tarih itibariyle o günkü günlük borçlanma tutarı olan 13 TL 584 Kuruş üzerinden borçlandırılmasının tespit ve kabulünü talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacı hakkında yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 03.04.2018 tarih, 2016/395 Esas 2018/138 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, davacının, Almanya'da ikamet ettiği 1992/1993 yıllarının borçlanma talep dilekçesinin verildiği 17.12.2015 tarihi itibariyle borçlandırılması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesenin 05.03.2020 tarih, 2018/1287 Esas 2020/456 Karar sayılı kararı davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.1 İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 1.2 Bozma ilamında; "Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının yurtdışı çalışılan ve ev kadını borçlanma talebinin 23.12.2015 tarihi olduğu, 01.10.1986 tarihinden itibaren 5150 günlük süreyi borçlanmayı talep ettiği; Kurumun davacının yurt dışı giriş ve çıkış kayıtlarını getirttiği buna göre 1992-1993 yıllarında Türkiye’de bulunduğu süreler dışlanmak suretiyle 4502 gün borçlanma tahakkuk cetveli düzenlediği anlaşılmaktadır.... Somut olayda, davanın yasal dayanağını oluşturan 3201 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ve 06.10.2008 tarih ve 27046 sayılı Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin 12 inci maddesi hükümlerine göre borçlanılan sürelerin sigortalının iradesine bırakılamayacağının belirgin olması, yine davacının borçlandığı yurtdışında geçen ev kadınlığı süresinin Türkiye' de geçen kısmı için borçlanamayacağından yalnızca yurt dışında geçen süreler borçlanılabileceğinden; davacının ülkeye giriş ve çıkış tarihleri net bir şekilde belirlenerek kurumla ihtilaflı olan süreler yönünden sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hükümde yazılı şekilde karar verilmesi; usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir... Somut olayda, 17.12.2015 tarihli borçlanma başvurusunun davalı Kurum tarafından 16.2.2016 tarihinde tahakkukun oluşturulduğu talebe konu dönemin kabul edilmediği, ilgili yazının 23.02.2016 tarihinde tebliğ edildiği eldeki davanın 01.12.2016 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Yukarıdaki açıklamalar ışında, tahakkuk belgesinin tebliğ tarihinden itibaren 3 ay içinde açılmayan iş bu dava yönünden dava tarihindeki prime esas kazanç üzerinden borçlanmaya karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde talep tarihindeki prim üzerinden borçlanılmasına karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir..." denilerek karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak, davanın kısmen kabulüne, davacının, Almanya 'da ikamet ettiği 1992/1993 yıllarının dava tarihi olan 01.12.2016 tarihi itibariyle borçlandırılması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek temyiz isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, talep tarihindeki borçlanmaya esas prim üzerinden 1992-1993 yılları arasında Türk Vatandaşı olarak geçen sürelerini borçlanabileceğinin tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3201 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir suretinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.