4. Hukuk Dairesi 2017/1496 E. , 2017/3659 K. "" Davacı vekili Av. ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 08/12/2011 gününde verilen dilekçe ile haksız el koyma nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın husumetten reddine dair verilen 16/04/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor …
**4. Hukuk Dairesi 2017/1496 E. , 2017/3659 K.** **"İçtihat Metni"** Davacı vekili Av. ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 08/12/2011 gününde verilen dilekçe ile haksız el koyma nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın husumetten reddine dair verilen 16/04/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere göre davacının davalılardan ...’na yönelik temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davalılardan yönelik temyiz itirazlarına gelince; Dava, haksız el koymadan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı şirket, kendisine ait araca göçmen kaçakçılığı suçunda kullanıldığı iddiasıyla el konulduğunu, yapılan ceza yargılaması sonucunda aracın teslimine karar verildiğini, ceza mahkemesince aracın kendilerine teslimi için araca el koyan karakola 02/08/2010 tarihinde yazılan müzekkereye bugüne kadar cevap verilmediğini, kendileri tarafından yapılan harici araştırmada aracın kayıp olduğunun anlaşıldığını iddia ederek, yoksun kalınan kârın ve araç bedelinin tazmini isteminde bulunmuştur. Davalı, aracın kayıp olmadığını, aracın gümrük sahası içinde konulabileceği yer olmadığından 13/12/2003 tarihinde teslim edildiğini ve halen bu antrepoda bulunduğunu, aracın antrepoya tesliminden sonra kaybolduğu yönünde bir iddia var ise davanın adı geçen antrepoyu işleten şirkete yöneltilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, aracın zarara uğradığı iddia edilen dönemde herhangi bir kusur ya da sorumluluğunun olmadığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgeler ile sayılı dosyası kapsamından; davacı şirkete ait aracın seyri sırasında kolluk güçlerince yol arama ve kontrol faaliyeti çerçevesinde yapılan aramada tankerdeki gizli bölmelerde 48 tane Irak uyruklu şahsın bulunduğu ve çekici ve tankere 09.06.2002 tarihinde el konulduğu anlaşılmaktadır. Ceza yargılaması sonucunda zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşürülmesine, çekici ve tankerin ruhsat sahibine iadesi kararı verilmiş,karar temyiz edilmeksizin 05/07/2010