11. Hukuk Dairesi 2024/651 E. , 2024/8923 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1908 Esas, 2023/1331 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/144 E., 2019/361 K. Taraflar arasındaki esere vaki tecavüzün durdurulması ve önlenmesi ile tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vek
**11. Hukuk Dairesi 2024/651 E. , 2024/8923 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1908 Esas, 2023/1331 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/144 E., 2019/361 K. Taraflar arasındaki esere vaki tecavüzün durdurulması ve önlenmesi ile tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Ataşehir Yeni Sahra Merkez Camisi'nde cami görevlisi olarak vazife yaptığını, tamamen kendi fikri ve düşüncesi ile sonradan "..." adını verdiği "BU SES" adlı bir televizyon programı formatı hazırladığını, programın beş daldan oluşan bir yarışma olarak tasarlandığını, bu beş dalın 1-İlahi oku 2-Ezan Oku 3-Sala Oku 4-Hitabet 5-Kuran'ı Kerim'i Güzel Okuyuş dalları olarak tanımlandığını, Türk Televizyon tarihinde bir ilk olan formatın Üsküdar 2. Noterliğinin 04.01.2017 tarihli 00226 yevmiye nolu beyannamesi ile tasdik ettirildiğini, davaya konu formatın Türkiye'de ve dünyada bir ilk olduğunu, bu hususun ... tarafından da kabulü dahilinde olduğunu, bu yöndeki tanıtımının kamu oyuna yansıtıldığını, bu nedenle özgün bir eser niteliği taşıdığını, davacının yazılı izni alınmaksızın mali hak kullanım konusu yapıldığını, ... kanalında "KURANI KERİM'İ GÜZEL OKUMA YARIŞMASI" adıyla 2017 yılı Ramazan Ayı boyunca her gün saat 20.50 dolaylarında yayınlandığını, yayınlanan bu yarışmanın davaya konu eserin bir parçasını oluşturduğunu, bu nedenle davalının; davacının mali hakları ile manevi haklarını açık bir şekilde ihlal ettiğini, üstelik davalıların bu eylemi kasti işlediklerini, zira davalılardan ...'na formatın davacı tarafından anlatıldığını, mahkemenin karar vermesi dahilinde dosya kapsamında dinletilecek tanık beyanları ile de sabit olacağını, ayrıca davalıya keşide olan ihtarnameler kapsamından da anlaşılacağı üzere gerek davalılarla ve gerekse dava dışı Altın Petek adlı ajansa dava konusu hukuka aykırı kullanımını ihtaren bildirildiğini, davacının hazırladığı programın hayata geçirilmesi için Nihat Temel ile görüştüğünü, Nihat Temel'in tavsiyesi üzerine davalı ...'na jüri üyesi olması için görüşmeye gidildiğini, görüşmenin davalının görev yeri olan İlahiyat Fakültesinde Mart 2017 tarihinde gerçekleştiğini ve programın tüm detaylarının davalıya anlatıldığını, bu görüşmedeki bilgilerin şifahi olarak davacı ...'na program jürisi olarak anlatıldığını, davalıların; davacıdan mali haklarını hukuka uygun şekilde devir alınmadan ve manevi hakları çiğnenerek diğer davalı ... kanalında yayınlanmaya başlandığını, davacının yanı sıra formatını hayata geçirmek amacıyla ... TV ve TV 52 adlı televizyon kanalları ile de görüşmelerde bulunduğunu ve formatın yazılı olarak kendilerine tevdii edildiğini, davalı ...'nin yayınlarının hiç birinde televizyon programının formatının eser sahibi olan davacının adı kullanılmadığı gibi programın fikir babası olarak davalılardan ...'nun lanse ettiğini, bu yolla davacının eser üzerindeki sahip olduğu manevi hakları çiğnediğini, http:/com.tr/programlar/kuranikerimi güzelokumayarismasi adresli web sayfası üzerinden yaptığı tanıtımlarda; "TÜRKİYE'DE ilk kez ... l'de Türk televizyonculuk tarihinde bir ilk olan "KURAN I Kerimi Güzel Okuma Yarışması" Ramazan ayı boyunca gönüllere taht kuracak. ... l'in Türkiye'de bir ilki daha gerçekleştirerek ekranlara getireceği KURAN I Kerimi Güzel Okuma Yarışması özgün formatıyla Ramazan ayı boyunca tüm İslam alemi ile buluşacak. Ramazan ayı boyunca her gün İzleyicisine Kur'an Ziyafeti yaşatacak olan programın her bölümünde beş yarışmacı gün birinciliği için yarışacak, stüdyodaki seyircilerin oyları ve jüri üyelerinin puanlamalarıyla belirlenen günün birincileri, hafta finalinde yarışacaklar" şeklinde ve de yine "BÜYÜK ÖDÜL 50 TAM ALTIN" başlığı altında: yarışmanın aynı zamanda yarışmacılarına bol miktarda ödüller dağıtacağı şeklinde kamuoyuna lanse edildiğini, davacının programın yayınlandığını öğrenmesiyle ... Genel Müdürlüğü'ne Üsküdar 1. Noterliğinin 07664 yevmiye numaralı ve 15 Mayıs 2017 tarihli ihtarnamesi keşide edildiğini, ancak davalıların ihtarnameye cevap vermediğini, bunun üzerine davalının Kadıköy 32. Noterliğinin 24 Mayıs 2017 tarihli ve 17076 yevmiye nolu ihtarnamesi keşide edilerek, dava dışı ALTIN PETEK AJANS'a gönderildiğini, buna da cevap alınamadığını, davacının ilk defa özgün şekilde oluşturulan yarışma programına ilişkin Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan alınmış olan 25.05.2017 tarihli eser kayıt tescil belgesinin dilekçe ekinde mahkemeye sunulduğunu, söz konusu eser tescil belgesinin 1281404 evrak nosuyla Radyo Televizyon Üst Kurulu'na gönderildiğini; davacının formatının www.tasdriks.com adlı web sayfası üzerinden de kayıt altına aldığını, bu haksız ve hukuka aykırı kullanımın basına da yansıdığını, davacının bu haksız ve hukuka aykırı kullanımını Diyanet İşleri Başkanlığı'na da taşımış olduğunu, aynı nedenle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde 2017/104312 soruşturma nosuyla suç duyurusunda bulunduğunu, davacının manevi haklarının çiğnendiğini, saygın bir din görevlisi olan davacının yaşananlar nedeniyle manevi dünyasında derin keder ve üzüntü yaşadığı ve yıprandığını, bu itibarla, davanın kabul edilerek yarışma formatının eser sahibi davacı olduğunun tespitine, dava konusu esere tecavüzün ref'i ile men'ine, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak şartıyla şimdilik 5.000,00 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminatın programın ilk bölümünün yayınlandığı tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kararın tirajı en yüksek beş gazeteden birinde yayınlanmasına, davalıların elde ettikleri karın hesaplanarak televizyon programının ilk yayın tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; 2954 sayılı ... Kanunu'nun 8 inci madde 1 inci fıkrası uyarınca davalı ... kurumunun merkezinin Ankara olduğunu, dava dosyasının yetkili Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmesi gerektiğini, davacı tarafın dava konusu esere ilişkin eser sahipliği iddiasını Üsküdar 2. Noterliğinin 04.01.2017 tarih ve 00226 yevmiye numaralı beyannamesine dayandırıldığını, bu beyanname ile belirlenen unsurların isim, tür, konu, amaç ve hedef kitleden oluştuğunu, bu haliyle bir eseri tanımlamanın mümkün olmadığını, beyannamenin sadece bir fikrin tescili sayılabileceği, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunanın fikir değil, fikrin vücut bulmuş hali olduğunu, yine aynı kanun içerisinde televizyon program formatlı bir düzenlemeye tabi tutulmadığını, ancak Yargıtay'ın televizyon program formatlarının sinema eseri bağlamında eser olduğuna ilişkin yerleşik görüşü bulunduğunu, doktirinde ise televizyon program formatının, her seferinde farklı bir içeriği olsa dahi temel yapısı aynı olan yayın akışı ve biçimi sayesinde seyirciler tarafından kolayca tanınabilen bir televizyon gösterisinin tüm karakteristik özelliği olarak tanımlandığını, bu tanım çerçevesinde belirlenen özeliklerin, program isimi ve logosu, tüm yayın akışını belirleyen temel fikir, program sunucusu tarafından gerçekleştirilen yayın sunum tarzı, belirli özelikteki katılımcılar, belirgin bir konuşma tarzı veya cümlelerin kullanılması, sinyal müziği ve renkleri, sahne dekorasyonu, yayın süresi, programa katılanların katkısı, belirli tarz kamera çekimleri, ışıklandırma gibi unsurların bölümlerin özelliklerini oluşturduğunu, ...'nin 16.03.2017 tarihli toplantısında alınan karar uyarınca ... Film Yapım Tanıtım Tasarım Reklam Animasyon Yayıncılık ve Organizasyon San. ve Tic. Ltd. Şirketi tarafından ortak yapım olarak önerilen "İkra- Yaradan Rab'in Adıyla Oku" adlı projenin ortak yapım olarak gerçekleştirilmesinin karara bağlandığını, bu kararın ... yönetim kurulunun onayına sunulduğu ve 30.03.2017 tarih ve 20170143 sayılı karar ile belirtilen program projesinin telif hakkı sahibi ... Ltd. Şirketi ile "KURAN' I Kerim i Güzel Okuma Yarışması" adı ile ortak yapım olarak gerçekleştirmeye karar verildiğini, bu yöntemin uygulanmasına esas oluşturan unsurun "'Sadece gerçek veya tüzel tek kişinin ihtiyaç ile ilgili özel bir hakka sahip olması" olarak belirlendiğini, kararda belirtilen özel hakkın programa ilişkin eser sahipliği olduğunu, projeyi belirtilen unsurlar üzerinden karşılaştırıldığında, programın adının "KUR'AN I KERİM İ GÜZEL OKUMA YARIŞMASI" olduğunu, davacının formatının adının ise "BU SES (Kalenderi)" olduğunu, yayın akışını oluşturan temel fikir açısından bakıldığında; temel fikrin 15 yaş üzeri erkeklerin Kur'an-ı Kerim'i güzel okumaları ve bunun hem seyirci, hem alanında uzman jüri üyeleri tarafından değerlendirilmesi, böylece dereceye girenlerin ödüllendirilmesi şeklinde olduğunu, programın sunucusu ve yayının sunum tarzının, belirli özellikteki katılımcılar ve belirgin bir konuşma tarzı ve cümlelerin kullanımı ve sinyal müziği, sahne, dekorasyonu, yayın süresi ve programa katılanların katkısı, belirli tarz kamera çekimleri, ışıklandırma vb. özellikleri açısından kendisine has hususiyetler taşıdığını, davacının 25.05.2017 tarih ve IEE03373 numaralı Kayıt Tescil Belgesinin Fikir ve Sanat Eserlerinin Kayıt ve Tescili Hakkında Yönetmeliğin 7 nci maddesinin isteğe bağlı tescil halini düzenlediğini ve aksinin ispatının her zaman mümkün olduğunu, davacının tescil talebinin dava konusu yarışma programının başlamasından bir gün önce yapıldığını ve davaya konu kurallar ve katılım şartları müvekkil Kurum web sayfalarında da aleniyete intikal ettirildiğini, davacının tescil belgesi kapsamında ek olarak yer alan yarışma kurallarının birçok cümlesinin de davalı ... tarafından oluşturulan program web sitesi sayfasındaki gibi ve aynı şekilde yer aldığını, hatta bazı ibarelerin çok benzediğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı şahsın bahsettiği gibi bir projeyi ürettiğini, yani bu yarışma programının fikrinin kendisinden çıktığını asla iddia etmemiş olup, davacı kişiyi tanımadığını, davacı tarafla hiçbir hukuku olmayan davalıya böyle bir program yapılmak istendiğinden bahisle jüri üyeliği teklif edilmiş olması gibi bir durumun kesinlikle söz konusu olmadığını, davacının sadece ... tarafından düzenlenen bu programda kendisine verilen jüri üyeliği görevini severek ifa ettiği ve bu projede sadece bu şekilde yer aldığını, programın ... ve Diyanet İşleri Başkanlığı'nın işbirliği ile hazırlanmış olduğunu ve bizzat ... Genel Müdürü ... tarafından yazılı, görsel ve aynı zamanda sosyal medya üzerinden defalarca beyan edildiğini, projede jüri üyesi olarak Diyanet İşleri tarafından öteki jüri üyesi ... ile birlikte görevlendirildiğini, davacıyı tanımadığını, iddia ettiği görüşmeleri hatırlamadığını, davacının sosyal medya üzerinden takma adlarla kendisine hakaretler ettiğini, tehditler savurduğunu, bundan ötürü savcılığa suç duyurusunda bulunacağını, her ne kadar kendisinin fikri eseri olduğunu iddia ettiği "KALENDERİ" Yarışma Formatının kendisinden hukuka uygun şekilde devralınmadan davalı tarafından çalındığı ve davalı ... tarafından yayınlandığı iddia edilmekte ise de; söz konusu program formatından davalının haberi dahi olmadığı gibi çalınmış olmasının kesinlikle söz konusunun olmadığını, bu nedenle davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı olarak davacının projesinden kesinlikle haberi olmadığını, davacının resmi makamlarca bunun bir eser olarak tescillenip tescillenmediğini bilmediği gibi; davacının yalan beyanları konusunda Hasan Lütfı Ramazanoğlu'nun tanık olarak dinlenmesinin talep ettiğini, davacının dört cümle ve dört paragraftan oluşan Üsküdar Noterliği 00226 yevmiye numaralı beyannamesinin bir fikir ürünü olduğunu kabul etmenin hukuken mümkün olmadığını, davacının ... tarafından davaya konu programın çekimleri başladıktan ve programın duyurusu ekranlarda yapıldıktan sonraki bir tarih olan 25.05. 2017 tarihinde Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü'ne yaptığı başvurunun ... tarafından yayınlanan programın çekimleri ve tanıtımları ilan edildikten sonra olduğunu, davacının sunduğu kayıt tescil belgesinde eserin üretim tarihinin 15.08.2016 aleniyet tarihinin 15.09.2016 olarak yazmakta ise de; bu tarih bilgilerinin tamamen davacının bakanlığa başvuru da kendi beyanı üzerinden yazıldığını, bu anlamda da hukuken davacının bir hak ihlali iddiasına mesnet olmasının mümkün olmadığını, davacının sunmuş olduğu "Kalenderi" başlıklı program formatına ilişkin dokümanda ise her hangi bir şekilde tarih içermeyen, herhangi bir şekilde ne noter, ne de bakanlık nezdinde tescil edilmemiş bir müsvette niteliğinde olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacının dayandığı tespit tutanağı ve T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı'na sunulan formatın, sahibinin hususiyetini taşıyan ilim ve edebiyat eseri niteliğinde olmadığı, somut olayda davacının dayandığı formatın esasen bir yöntem, iş yapma metodu veya benzeri bir usule ilişkin açıklama mahiyetinde olduğu, davacı tarafından metin haline getirilerek oluşturulmuş yazılı bir format belgesinin bulunmadığı, dolayısıyla davacının televizyon program formatına dayalı olarak eser sahipliği iddiasıyla talepte bulunamayacağı, televizyonda yayınlanan pek çok yarışma programının genel özellikleri olan yarışmacılardan, jüri üyelerinden ve kazananlara ödül verilmesinden ibaret olan fikrin davacının hususiyetini taşımadığı, bu noktada özgün olmayan ve yayıncılık sektöründe, benzer programlarda başkaları tarafından da kullanılan anonim unsurların değerlendirme dışı bırakılacağı, davacının dayandığı unsurların tamamının özgün olmayan, tüm yarışma programlarına kullanılan anonim unsurlar niteliğinde olup, yarışma programının konusunun Kuran-ı Kerim'i güzel okuma olmasının da davacının fikrini özgün hale getirmediği, zira bu konuda da daha önce T.C. Diyanet İşleri Başkanlığı'nca çeşitli yarışmalar düzenlendiğinin tanık anlatımı ile ifade edildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, somut olayda davacı tarafından metin haline getirilerek oluşturulmuş yazılı bir format belgesinin bulunmadığı, her iki programın ortak noktalarının genel ve anonim unsurlar olduğunun her iki heyet tarafından da tespit edildiği, davacı programının hususiyet taşımadığı, dolayısıyla davacının televizyon program formatına dayalı olarak eser sahipliği iddiasıyla talepte bulunamayacağı, ancak eser niteliğinde olmasa bile 5846 sayılı FSEK hükümleriyle eser sahibine sağlanan fikri hak korumasının fikrin bizatihi kendisine ilişkin olmayıp onun ifade ediliş biçimi olduğu, (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 03.12.2007 tarih ve 12890/14256 sayılı ve 23.06.2008 tarih ve 6510/8309 sayılı kararları) yasal koşulların mevcudiyeti halinde, televizyon program formatlarının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 56 ve devamı maddeleri çerçevesinde haksız rekabet hükümlerine göre korunabileceği, bu noktada özgün olmayan ve yayıncılık sektöründe, benzer programlarda başkaları tarafından da kullanılan anonim unsurların değerlendirme dışı bırakılacağı, somut olay bağlamında, davacının program formatının özgün olmadığı, herkesçe bilinen, kullanılan anonim unsurlar taşıdığı, dolayısıyla davacı program formatının haksız rekabet hükümleri çerçevesinde yasal şartları oluşmadığından korunamayacağı dolayısıyla mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, esere vaki tecavüzün durdurulması ve önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 69 ve 70 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 11.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.