11. Hukuk Dairesi 2021/5556 E. , 2022/7241 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 20/04/2021 tarih ve 2020/601 E.-2021/334 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşm…
**11. Hukuk Dairesi 2021/5556 E. , 2022/7241 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 20/04/2021 tarih ve 2020/601 E.-2021/334 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, dava dışı YDA İnşaat San. ve Tic. A.Ş.- Kuruluş İnşaat ve Dış Tic. Ltd. Şti. adi ortaklığı ile müvekkili arasında inşaat bütün riskler sigorta poliçesi düzenlendiğini, poliçeyle dava dışı şirketin toplu konut işinin gelebilecek her türlü zararlara karşı güvence altına alındığını, sigortası inşaat işinin koruma, denetim ve güvenlik hizmetlerinin ise davalı şirkete verildiğini, bu kapsamda sigorta ettiren ve davalı şirket arasında taşeron sözleşmesi imzalandığını, 09/08/2012 tarihinde sigorta güvencesi altındaki şantiye sahasından 63.175,34 TL'lik inşaat malzemesi çalındığını, sigorta ettiren şirkete hasar bedeli olarak 58.175,34 TL ödendiğini ileri sürerek; bu miktarın 27/03/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, müvekkili şirketin güvenlik hizmetlerini gerekli denetim ve rutin kontrollere bağlı aksatmadan yerine getirdiğini, olaya ilişkin yüklenecek kusur olmadığını, inşaat şantiyesinde pencere bulunmadığını, ayrıca hırsızlığa konu mallar yönünden bunların müvekkiline zimmetle teslim edilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, dava konusu hırsızlık olayının inşaat alanındaki otopark bölümündeki tek odalı bölmenin ve diğer deponun kapısının açık olması nedeniyle meydana geldiği, inşaat alanını koruma işini üstlenen davalı şirket çalışanlarınca muhtelif tarihlerde birden fazla kez kapıların kilitlerinin açık olduğuna dair ve aydınlatma, kamera sistemi sıkıntılarının olduğuna dair tutanak tutulduğu, tutanak içeriği hususların dava dışı sigortalı şirkete bildirildiği, hırsızlık olayının meydana gelmesine zemin hazırlayan güvenlik açıklarının da yine davalı tarafça hazırlanan 22/06/2010 tarihli risk analiz raporunda öngürülmüş olduğu, dolayısı ile zararın meydana gelmesinde iş yeri sahibi davalıya sigortalı şirketin kusurlu olduğu, davalı şirketin YDA İnşaat Şirketi ile yaptığı Güvenlik ve Koruma Sözleşmesi'ne uygun faaliyette bulunduğu, davacının sigortalısının zararının kendi kusuru ile meydana geldiği ve davalıya yüklenebilecek bir sorumluluk olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 20/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.