2. Hukuk Dairesi 2013/530 E. , 2013/25161 K. "" MAHKEMESİ :İstanbul 2. Aile Mahkemesi TARİHİ :9.10.2012 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı tarafından; tamamına yönelik olarak temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 5.11.2013 günü temyiz eden davalı S.E.Ö.vekili Av. .ve karşı taraf davacı N. S. Ö.vekili Av. A. D.geld…
**2. Hukuk Dairesi 2013/530 E. , 2013/25161 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İstanbul 2. Aile Mahkemesi TARİHİ :9.10.2012 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı tarafından; tamamına yönelik olarak temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 5.11.2013 günü temyiz eden davalı S.E.Ö.vekili Av. .ve karşı taraf davacı N. S. Ö.vekili Av. A. D.geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Mahkemece boşanmaya sebep olan olaylarda kusurun tamamen davalı kocada olduğu kabul edilmiştir. Tarafların her ikisinin de diş hekimi olduğu, davalı kocanın meslektaşı olan bir bayanla sık sık görüşüp buluşmak suretiyle sadakat yükümlüğünü ihlal ettiği, mahkemece de davalının kusurunun bu şekilde kabul edildiği görülmektedir. Buna karşılık toplanan delillerden, davacı kadının yurtdışında bulunan bir başka erkekle sık ve zaman zaman uygun görülemeyecek saatlerde telefon görüşmesi yaptığı anlaşılmaktadır. Davacı kadının bu davranışının kocasının güvenini sarsacağı açıktır. Bu sebeple, kadının bu davranışı kendisi için kusurlu bir davranış olarak değerlendirilmelidir. Böylece, boşanmaya sebep olan olaylarda her iki tarafta kusurlu olmakla birlikte eşine göre davalı kocanın daha ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Durum böyleyken; davalı kocanın tamamen kusurlu bulunması doğru olmamıştır. Bu kusur dağılımında da boşanma kararı verileceğinden, boşanma kararı bu bakımdan sonucu olarak doğru olduğundan, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438/son maddesi uyarınca, hükmün kusura ilişkin karar gerekçesinin açıklanan şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiş, buna bağlı olarak bu yöne ilişkin ve davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yersiz bulunmuştur. 2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat çoktur. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50 ve 52. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK.md.174/1) ve manevi (TMK .md. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.