DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/427 E. , 2024/1007 K. T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/427 Karar No : 2024/1007 TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Odası VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü Dairesinin 04/10/2023 tarih ve E:2021/4390, K:2023/3829 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 05/12/2008 tarih ve 27075 sayı…
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/427 E. , 2024/1007 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/427 Karar No : 2024/1007 TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Odası VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü Dairesinin 04/10/2023 tarih ve E:2021/4390, K:2023/3829 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 05/12/2008 tarih ve 27075 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) 01/04/2010 tarih ve 27539 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile değişik 4. maddesinin birinci fıkrasının (j) bendinin, aynı fıkranın (cc) bendinin yürürlükten kaldırılmasını düzenleyen kısmının, 5. maddesinin birinci fıkrasının, 9. maddesinin beşinci fıkrasının, 13. maddesinin üçüncü fıkrasının, 14. maddesinin ikinci fıkrasının, 22. maddesinin birinci fıkrasının ve Yönetmelik'e eklenen 26/A maddesinin üçüncü fıkrasının iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 04/10/2023 tarih ve E:2021/4390, K:2023/3829 sayılı kararıyla; Dairelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 21/06/2021 tarih ve E:2020/416, K:2021/1267 sayılı kararı ile; "Davacı taraf, temyizen incelenen Daire kararının davanın reddi ile lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmına karşı temyiz isteminde bulunmakta ve kararın bozulmasını istemektedir. Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan Danıştay Onüçüncü Dairesi kararının, davanın reddine ilişkin kısmı, aynı gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Temyize konu kararın, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmına gelince; 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinde, düzenleyici veya bireysel bir işlem nedeniyle menfaati ihlal edilenler tarafından iptal davası açılabileceği belirtilerek, kişilere, dava açma yolu ile iddialarını yargı yerinde ileri sürme hakkı özel olarak düzenlenmiştir. Hukukumuzda, iptal davası açıldıktan sonra, yargılama faaliyeti devam ederken, kamu hizmetinin sürekliliği ve değişkenliği kapsamında idarece işlemin, yürürlükten kaldırılması, hukuk aleminde geçerliliğinin kalmaması ve artık işin esasının incelenmesinde menfaat görülmeyen hallerde davanın konusuz kaldığından söz edilmektedir. Davanın konusuz kaldığı durumlarda, yargı yerince dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilebileceği tabii olmakla birlikte, yargılama faaliyeti esnasında yapılan yargılama giderlerinin hangi tarafa yükletileceğinin de kararda ayrıca belirlenmesi gerekmektedir. Bu noktada, 6100 sayılı Kanun'un yukarıda metnine yer verilen 331. maddesine bakıldığında, davanın konusuz kalması halinde, hakime, davanın açıldığı zamandaki haklılık durumunu değerlendirerek yargılama giderlerine hükmetme konusunda takdir hakkı tanındığı görülmektedir. Dava dosyasının incelenmesinden, 05/12/2008 tarih ve 27075 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan "Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği'nin 01/04/2010 tarih ve 27539 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan dava konusu Yönetmelik ile değişik 4. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendinde yer alan "Enerji kimlik vermeye yetkili kuruluşlar" tanımının, 28/04/2017 tarih ve 30051 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik'in 1. maddesi ile değiştirildiği; aynı şekilde dava konusu Yönetmelik ile ana Yönetmeliğe eklenen 26/A maddenin 3. fıkrasının, 19/02/2011 tarih ve 27851 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelikle, bilahare 28/04/2017 tarih ve 30051 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik'in 6. maddesi ile değiştirildiği anlaşıldığından, anılan düzenlemeler bakımından davanın konusunun kalmadığı dikkate alındığında davalı idarenin davanın açılmasına sebebiyet verdiği açıktır. Bu itibarla, davacının davasını vekille takip ettiği, anılan düzenlemeler bakımından davanın karar verilmesine yer olmadığı kararıyla sonuçlandığı ve davalı idarenin davanın açılmasına sebebiyet verdiği görüldüğünden, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır." gerekçesiyle davacının temyiz istemi kısmen kabul edilerek, Dairelerinin kararının davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi yönünden bozulmasına karar verildiği, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin birinci fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihaî kararlarının Danıştayda temyiz edilebileceği; 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 38. maddesinde, İdari Dava Daireleri Kurulunun, idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararları temyizen inceleyeceği; 2577 sayılı Kanun'un 49/4. ve 50. maddelerinde, Danıştay dava dairelerine ısrar imkânı tanınmayıp, Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurulları kararlarına uyulmasının zorunlu olduğunun kurala bağlandığı, Aktarılan Kanun hükümlerine göre, Danıştay dava dairelerince ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurullarınca bozulması hâlinde Danıştay dava dairelerine ısrar imkânı tanınmadığından, bozma kararına uyularak İdari Dava Daireleri Kurulu kararında belirtilen gerekçelerle davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, haklılık durumu gözetilmeksizin "davanın açılmasına yol açtığı" gerekçesiyle aleyhlerine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkün olduğu belirtilmiş; 4. fıkrasında, "Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümleri kıyasen uygulanır." denilmiş; 50. maddesinin 4. fıkrasında ise, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükme bağlanmıştır. Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu kararı; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 21/06/2021 tarih ve E:2020/416, K:2021/1267 sayılı bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. Davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 04/10/2023 tarih ve E:2021/4390, K:2023/3829 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 08/05/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.