12. Ceza Dairesi 2023/99 E. , 2025/2449 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/468 E. 2022/784 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Zamanaşımı nedeniyle düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dairemiz bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir d
**12. Ceza Dairesi 2023/99 E. , 2025/2449 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/468 E. 2022/784 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Zamanaşımı nedeniyle düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dairemiz bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstanbul 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.12.2014 tarih, 2014/84 Esas, 2014/440 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan,5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir. 2. Dairemizin 21.06.2018 tarih, 2016/2507 Esas, 2018/6824 Karar sayılı bozma ilamında; "2863 sayılı Kanunun 7. maddesinde 6498 sayılı Kanun ile getirilen değişikliğin amacının, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlığı ya da sit alanı olarak tescil kararlarının, ilgililerince öğrenilmesini sağlamak olduğu, başka bir deyişle, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları yönünden tebliğ; sit alanları yönünden Resmi Gazete'de yayım ve internet üzerinden duyuru kurallarının, kişilerin, sahip oldukları veya kullandıkları taşınmazların durumunu bilmelerini ve ona göre hareket etmelerini sağlama amacı taşıdığı, belirtilen kuralların, 2863 sayılı Kanunun 65. maddesinde düzenlenen suçun oluşumu için şekil şartı niteliği bulunmayıp, aksi yöndeki kabulün, 6498 sayılı Kanunun amacına da ters düşeceği; Sözü edilen değişiklik öncesinde yapılan tescil işlemleri bakımından ise, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin olarak, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde tescil şerhi bulunup bulunmadığına; sit alanları, tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin olarak, şerhin varlığına veya tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilip edilmediğine bakılması gerektiği; Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde; İstanbul I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 12/07/1995 tarih ve 6848 sayılı kararı ile belirlenen Tarihi Yarımada Kentsel ve Tarihi Sit Alanı içerisinde ve Unesco dünya miras alanları komşuluğunda yer alan, eski 20 ve 59 sayılı parsellerin tevhidi ile oluşan suça konu 61 parselin, dosya kapsamında mevcut tapu kaydına göre Maliye Hazinesi adına kayıtlı olduğu, eski 20 parselde bulunan taşınmazın da İstanbul I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 16/12/1992 tarih ve 4273 sayılı kararı ile korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilip, İstanbul IV Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 15/08/2011 tarih ve 4746 sayılı kararı ile koruma grubunun II olarak belirlendiği, yine aynı kurulun 23/07/2008 tarih ve 2274 sayılı kararı ile de, 59-20 parsele ilişkin projenin, 2863 sayılı Kanun bakımından uygun olduğuna karar verildiği, İstanbul İl Özel İdaresi tarafından 61 parsele inşa edilecek orta öğretim binası için ... Belediyesince 24/04/2012 tarihli yapı ruhsatının düzenlenmesinden sonra, İstanbul İl Özel İdaresi ile sanığın yetkilisi olduğu yüklenici şirket arasında 30/10/2012 tarihli sözleşmenin imzalandığı, akabinde, 02/11/2012 tarihinde yüklenici şirkete iş yeri tesliminin yapıldığı, İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü uzmanları denetiminde 12/12/2012 tarihinde başlanan inşaat çalışmasında, statik projede mevcut fore kazık uygulamasının kurul onaylı mimari projede yer almaması nedeniyle, bu çalışmaların kurulca alınacak karardan sonra yapılabileceğinin ilgilisine iletildiğine, ancak, tüm uyarı ve ikazlara rağmen ruhsat sahibi tarafından müze denetimi dışında çalışmalara devam edildiğine dair 28/12/2012 tarihli ara raporun, arkeologlar ... ve ... imzasıyla düzenlendiği, İstanbul IV Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 16/01/2013 tarih ve 1137 sayılı kararı ile, kazı sonuç raporunun kurula iletilmesine, söz konusu rapor kurulda değerlendirilinceye kadar müze denetimi dışında yapılan her türlü inşai faaliyetin durdurulmasına karar verildiği, belirtilen karardan sonra yine yukarıda adı geçen müze uzmanları tarafından düzenlenen 21/03/2013 tarihli raporda, inşaat çalışmasının tüm parsel üzerinde devam ettiği ve 2. kat beton kalıplarının döküldüğü tespitlerine yer verildiği, sözü edilen rapora istinaden suç duyurusunda bulunulması üzerine yürütülen soruşturma sonucunda, yüklenici şirket yetkilisi olan sanık hakkında inceleme konusu davanın açıldığı, sanığın aşamalardaki savunmalarında, İstanbul İl Özel İdaresi tarafından ilgili kuruldan onay alındıktan sonra inşai faaliyetin baştan sona İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü denetiminde yapıldığını, inşa süreci içerisinde kendilerine imalatlar ile ilgili yazılı ya da sözlü herhangi bir uyarıda bulunulmadığını beyan ettiği anlaşılmakla; Tarihi Yarımada Kentsel ve Tarihi Sit Alanı içerisindeki suça konu taşınmaza ve yapılan inşai faaliyete ilişkin olarak ... Belediye Başkanlığında, İstanbul IV Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünde, İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğünde ve İstanbul Valiliğinde mevcut tüm bilgi, belge ve fotoğraflar getirtilip, fen, inşaat, mimari ve sanat tarihi alanlarında uzman bilirkişiler refakate alınmak suretiyle olay yerinde keşif yapılması, sürecin kronolojik olarak ne şekilde geliştiğinin, eski 20 parseldeki tescilli kültür varlığının son durumunun ne olduğunun ve orta öğretim binası yapım işinin, 23/07/2008 tarih ve 2274 sayılı kurul kararı ile onaylı projeye uygun olarak tamamlanıp tamamlanmadığının tereddütsüz şekilde belirlenmesi, süreç içerisinde alınan kurul kararlarından yüklenici şirketin haberdar edilip edilmediğinin ve inşaat çalışmasının devamının İstanbul İl Özel İdaresinin isteği ile gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin araştırılması, bu kapsamda, 28/12/2012 ve 21/03/2013 tarihli müze uzman raporlarında imzası olan arkeologlar ... ve ... ile 02/11/2012 tarihli iş yeri teslim tutanağında imzası olan yapı denetim görevlileri Ali Yıldırım, Hüseyin Kahya ve Samet İnanç'ın da tanık sıfatıyla beyanlarının alınması, böylece suçun unsurları bütünüyle ortaya konulduktan sonra ulaşılacak kanaate göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ve 6498 sayılı Kanun değişikliğine yönelik hatalı değerlendirme ile beraate dair hüküm tesisi, Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince beraate ilişkin hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3.İstanbul 9.Asliye Ceza Mahkemesinin 20.10.2022 tarih, 2018/468 Esas, 2022/784 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmiş olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 10.01.2023 tarih, 2022/147303 sayılı ve onama görüşlü tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, sanık hakkında 2863 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kamu davası açılmış ise de, suç tarihinin 19/03/2013 olduğu, iddianame tanzim tarihinin 25/02/2014 olduğu, sanığın savunmasının 11/06/2014 tarihinde alındığı, sanık hakkında daha önce 24/12/2014 tarihinde beraat kararı verildiği, dosyanın Yargıtay tarafından bozulduğu, Yargıtay bozma ilamına uyulduğu, atılı 2863 sayılı Yasaya muhalefet suçu yönünden dosyanın TCK'nın 66/1.e, 67/2.a-c, 67/3 maddeleri gereğince atılı suça ilişkin zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Sanık hakkında açılan kamu davasının, zamanaşımını kesen son işlem olan 11.06.2014 tarihli savunmadan itibaren 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan zamanaşımı süresinin karar tarihi itibariyle dolduğu, gerekçeleri gösterilerek mahkemece düşmesine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.03.2025 tarihinde karar verildi.