Başvuru, gözaltı ve tutuklama tedbirlerinin hukuki olmaması, tutukluluğa ilişkin kararların bağımsız ve tarafsız olmayan sulh ceza hâkimliklerince verilmesi, soruşturma dosyasına erişimin kısıtlanması, tutukluluk ve itiraz incelemelerinin duruşmalı olarak incelenip karara bağlanmaması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; elkoyma kararı nedeniyle mülkiyet hakkının; etkili şekilde savunma yapılmasına izin verilmemesi ve masumiyet karinesinin ihlal edilmesi nedenleriyle adil yargılanm
Başvuru, gözaltı ve tutuklama tedbirlerinin hukuki olmaması, tutukluluğa ilişkin kararların bağımsız ve tarafsız olmayan sulh ceza hâkimliklerince verilmesi, soruşturma dosyasına erişimin kısıtlanması, tutukluluk ve itiraz incelemelerinin duruşmalı olarak incelenip karara bağlanmaması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; elkoyma kararı nedeniyle mülkiyet hakkının; etkili şekilde savunma yapılmasına izin verilmemesi ve masumiyet karinesinin ihlal edilmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının; gözaltı sürecindeki bazı uygulamalar nedeniyle de kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 5/1/2017 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir:A. Genel Bilgiler Türkiye 15/7/2016 tarihinde askerî darbe teşebbüsüyle karşı karşıya kalmış ve bu nedenle 21/7/2016 tarihinde ülke genelinde olağanüstü hâl ilan edilmiştir. Olağanüstü hâl 19/7/2018 tarihinde son bulmuştur. Kamu makamları ve yargı organları -olgusal temellere dayanarak- bu teşebbüsün arkasında Türkiye'de çok uzun yıllardır faaliyetlerine devam eden ve son yıllarda Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ve/veya Paralel Devlet Yapılanması (PDY) olarak isimlendirilen bir yapılanmanın olduğunu değerlendirmişlerdir (Aydın Yavuz ve diğerleri [GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017, §§ 12-25). Darbe teşebbüsü sırasında ve sonrasında ülke genelinde darbe girişimiyle bağlantılı ya da doğrudan darbe girişimiyle bağlantılı olmasa bile FETÖ/PDY ile bağlantılı olan ve aralarında yargı mensuplarının da bulunduğu çok sayıda kişi hakkında Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından soruşturma başlatılmıştır. Bu kapsamda teşebbüsün savuşturulduğu gün Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca -aralarında Yüksek Mahkeme üyelerinin de bulunduğu- üç bine yakın yargı mensubu hakkında FETÖ/PDY ile bağlantılarının bulunduğu iddiasıyla başlatılan soruşturmada bu kişilerin büyük bölümü hakkında gözaltı ve tutuklama tedbirlerine başvurulmuştur (Aydın Yavuz ve diğerleri, §§ 51, 350).B. Başvurucuya İlişkin Süreç Danıştayda tetkik hâkimi olarak görev yapmakta olan başvurucu, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca FETÖ/PDY'ye üye olma suçundan yürütülen soruşturma kapsamında 21/7/2016 tarihinde Ankara Emniyet Müdürlüğünde gözaltına alınmıştır. Başvurucunun ifadesi 21/7/2016 tarihinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığında (Savcılık) alınmıştır. Başvurucunun ifade alma işlemi sırasında müdafii de hazır bulunmuştur. Başvurucu ifadesinde, eğitim hayatı boyunca ve meslek hayatına başladıktan sonra FETÖ/PDY ile hiçbir bağının olmadığını beyan etmiştir. Savcılık 22/7/2016 tarihinde tutuklanması istemiyle başvurucuyu Ankara Sulh Ceza Hâkimliğine sevk etmiştir. Başvurucunun sorgusu Ankara Sulh Ceza Hâkimliğinde aynı gün yapılmıştır. Sorgu sırasında başvurucunun müdafii de hazır bulunmuştur. Sorgu işlemi, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla kayda alınmıştır. Ankara Sulh Ceza Hâkimliği sorgu sonucunda başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklanmasına karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:" ... ve Şevki Metin Aydın'a isnat edilen silahlı terör örgütüne üye olmak suçunun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu, dosyada mevcut tutanaklar, üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösterensomut delillerin bulunması, üzerlerine atılı suçun CMK maddesindeöngörülen katalog suçlardan olması sebebiyle şüphelilerin kaçma, saklanma , delilleri karartma ihtimalinin bulunduğu, yasada öngörülen ceza miktarı nedeni ile verilen tutuklama kararının ölçülü oluşu ve adil kontrol uygulamasının yetersiz kalacağı anlaşılmakla şüphelilerinCMK ve devamı maddeleri gereğince ayrı ayrı tutuklanmalarına ... [karar verildi.]" Ankara Sulh Ceza Hâkimliği 8/11/2016 tarihli tutukluluğun gözden geçirilmesine yönelik olarak yaptığı incelemede, başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına karar vermiştir. Başvurucu anılan karara itiraz etmiş, itirazı inceleyen Ankara Sulh Ceza Hâkimliği kararı yerinde bularak itirazı 23/12/2016 tarihinde kesin olarak reddetmiştir. Başvurucu itirazın reddine dair kararı 31/12/2016 tarihinde öğrendiğini beyan etmiş ve 5/1/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Savcılığın 5/3/2018 tarihli iddianamesi ile başvurucunun silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan cezalandırılması istemiyle aynı yer ağır ceza mahkemesinde dava açılmıştır. İddianamede, başvurucunun örgütsel nitelikli eylemleri bakımından FETÖ/PDY hiyerarşisi içinde yer aldığı ileri sürülmüştür. Bu suçlamalara esas olarak başvurucunun ByLock kullanıcısı olması, tanık beyanlarında başvurucunun örgüt üyesi olduğu yönünde ifadelerin yer alması ve örgüt üyeliğinden soruşturma geçiren kişiler ile yoğun irtibatını gösteren HTS kayıtlarının bulunması olgularına dayanılmıştır. Başvurucuya isnat edilen suça dayanak olan olgulara ilişkin hukuki değerlendirmeler iddianamede şöyle ifade edilmiştir:"... şüphelinin inkardan ibaret savunmasının aksine şüphelinin bylock isimli programı kullandığına ilişkin rapor ve şüphelinin aleyhine isnatlar içeren beyanlar ile şüphelinin tutukluluk hali de dikkate alındığında, şüphelinin 'Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2017/956 nolu dosya kapsamında verdiği 26/09/2017 tarih ve 2017/370 sayılı kararına konu FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü"nün üyesi olduğuna dair yeterli şüphe oluştuğu ... [anlaşılmıştır.]" Başvurucu hakkındaki yargılamaya Ankara Ağır Ceza Mahkemesinin (Mahkeme) E.2018/98 sayılı dosyasında başlanmış ve 29/5/2018 tarihli birinci celsede başvurucunun tahliyesine karar verilmiştir. Ankara Ağır Ceza Mahkemesi 28/11/2018 tarihinde başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkûmiyetine karar vermiştir. Başvurucu, anılan karara karşı istinaf yoluna başvurmuştur. Başvurucu hakkındaki yargılama bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi önünde derdesttir. İlgili hukuk için bkz. Salih Sönmez, B. No: 2016/25431, 28/11/2018, §§ 33-