7. Hukuk Dairesi 2009/4039 E. , 2010/3087 K. "" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ...ile davalılardan ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 95 parsel sayılı 31800,00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bağışlamaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... ..…
**7. Hukuk Dairesi 2009/4039 E. , 2010/3087 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ...ile davalılardan ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 95 parsel sayılı 31800,00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bağışlamaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... ... adına tespit edilmiştir. İtirazı kadastro komisyonunca reddedilen davacı ..., dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında yerlerden olan yaylak, kışlak niteliğinde olduğunu öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu taşınmazın 05.06.2008 günlü uzman bilirkişi rapor ve haritasında (A) harfi ile gösterilen 6800 m2 yüzölçümündeki bölümünün mera olarak sınırlandırılmasına, aynı rapor ve haritada (B) harfi ile gösterilen 25000 m2 yüzölçümündeki bölümün ise payları oranında ... ... mirasçıları davalı ... ..., ... ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ... ve ... adlarına payları oranında tapuya tayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ...ile davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece dava konusu taşınmazın bir bölümünün kamu malı niteliğinde mera olduğu, meraların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile kazanılamayacağı bir bölümünün de kültür arazisi niteliğinde tarla olduğu tespit malikleri lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme şartlarının gerçekleştiğinden bahisle hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, uygulama hüküm vermeye yeterli değildir.Öte yandan taşınmazın niteliğinin tespiti amacıyla ziraat mühendisi tarafından düzenlenen ve hükme dayanak yapılan rapor da yetersiz ve kendi içerisinde çelişkilidir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamu malı niteliğinde mera olup olmadığı yönünde toplanmıştır. Kural olarak, mahkemece bir yerin mera olarak kabul edilebilmesi için taşınmazın yetkili idari merciler tarafından mera olarak tahsis edilmesi yada taşınmazın öncesinin bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde kamu malı niteliğinde mera olarak kullanılagelmiş olmasına bağlıdır. O halde uyuşmazlığın saptanan niteliği dikkate alınarak taşınmazın bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından 4753-5618 sayılı Yasalar uyarınca mera tahsisi yapılmış ise Özel İdare Müdürlüğünden, 4753 ve 5618 sayılı Yasalar uyarınca taşınmazın bulunduğu bölgede mera tahsisi yapılmamış ise aynı doğrultudaki araştırma, 4342 sayılı Yasa uyarınca, mülki amirlikten sorulup saptanması zorunludur.