(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/2112 E. , 2008/7350 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacılar, davalıdan 8.3.2005 tarihinde, harici sözleşme ile, 1985 model Renault araç satın aldıklarını, karşılığında 15.8.2005 vade…
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/2112 E. , 2008/7350 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacılar, davalıdan 8.3.2005 tarihinde, harici sözleşme ile, 1985 model Renault araç satın aldıklarını, karşılığında 15.8.2005 vadeli senet verdiklerini, borcunu ödeyemeyince aracın ellerinden zorla alınıp götürüldüğünü ve davalının karşılıksız kalan senedi haksız olarak takibe koyduğunu ileri sürerek, borçlu olmadıklarının tesbiti ile % 40 tazminata karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, senede karşı davacıların iddiasının yazılı delil ile kanıtlayamadıkları açıklanarak, davanın reddine karar verilmiş; davacıların temyizi üzerine Dairemizce bozulmuş,mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra davalının gösterdiği tanıklar dinlenilmek ve tanık beyanları esas alınmak suretiyle davanın reddine karar verilmiş;hüküm,davacılar tarafından temyiz edilmiştir. Davacılar, davalı tarafından icra takibine konulan senedin kendisine satılan araç bedeline karşılık verildiğini ileri sürmüşler, davalı ise, araç satışına ilişkin olarak yapılan sözleşmede satış bedeline ilişkin olarak senet verildiğinin yazılı olmadığını, takibe konu bononun ayrı bir borçtan dolayı verildiğini savunmuş,mahkemece ise ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş;davacıların temyizi üzerine Dairemizin 2006/11089-15927 sayılı ilamı ile mahkeme hükmü bozulmuştur. Bozma ilamında açıkça ’’Davalı tarafından icra takibine konu edilen senedin 15.6.2005 tanzim ve 15.8.2005 vade tarihli ve 5.600 YTL. bedelli olup, malen kaydının bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle, senette malen kaydı bulunduğundan, senedin başka bir nedenle verildiğini davalının yasal delillerle ispatlaması gerekir. Mahkemece, ispat yükü kendisine düşmeyen davacı tarafa hatırlatılan ve davalı tarafından eda edilen yeminin hukuki sonuç doğurmayacağı dikkate alınarak, davalının, senedin başka bir hukuki ilişki için verildiğini yemin dahil, tüm delilleri sorularak isbat imkanı tanınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir’’ gerekçesiyle bozulmuştur.Bu aşamadan sonra bozma ilamında belirtilenlerin dışında başkaca delil toplanamaz.Bozma ilamında da belirtildiği gibi davalının savunmasını yasal delillerle (yazılı belgelerle) ispat etmesi gerekir.Olayda HUMK 288 maddesi hükmünce miktar itibarıyle tanık dinlenemez ve dinlenilen tanıkların beyanlarına itibar edilemez. Zira HUMK 289 maddesi anlamında davacıların davalının tanık dinlenmesi talebine açıkça muafakatları da bulunmamaktadır.Toplanan delillerden davalının savunmasını yasal delillerle ispat edemediği anlaşılmaktadır. Ne var ki davalı, "her tür delil" demek suretiyle yemin deliline de dayanmış bulunduğundan yemin hakkı hatırlatılmalı, sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemenin bozma ilamına uymasına rağmen bozma gereklerini yerine getirmeksizin yazılı şekilde hüküm tesis etmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup,bozmayı gerektirir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacılar yararına BOZULMASINA,peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 27.5.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.