T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2204 - 2025/2398 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2204 KARAR NO : 2025/2398 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 29/05/2023 NUMARASI : 2022/175 E. - 2023/244 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri Ve Sınai…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2204 - 2025/2398 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2204 KARAR NO : 2025/2398 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 29/05/2023 NUMARASI : 2022/175 E. - 2023/244 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 29/05/2023 tarih ve 2022/175 E. - 2023/244 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin "..." asıl unsurlu markaların sahibi olduğunu, davalı şahsın 2020/59412 sayılı ve "... ..." ibareli başvurusuna anılan markalarına dayalı olarak yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa tarafların markaları arasında iltibas bulunduğunu, müvekkilinin markalarının asli unsurunun dava konusu başvuruda aynen yer aldığını, müvekkilinin markalarının tanınmış olduğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin markalarından haksız yarar sağlayacağını, daa konusu başvurnun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, 2022-M-4990 sayılı YİDK kararının iptali ile dava konusu başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkil Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalının "... ... " ibareli marka başvurusu ile davacıya ait kullanım yükümlülüğü bulunmayan 2014/18672, 2014/39010, 2017/02631, 2019/29832 ve 2019/60375 sayılı "..." ibareli (asli unsurlu) tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, davacının anılan markaları ile dava konusu başvuru arasında emtia benzerliği şartının da gerçekleştiği, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının "... ... " ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacınınkullanım yükümlülüğü bulunmayan 2014/18672, 2014/39010, 2017/02631, 2019/29832 ve 2019/60375 sayılı "..." ibareli (asli unsurlu) tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının kullanım yükümlülüğü bulunmayan 2014/18672, 2014/39010, 2017/02631, 2019/29832 ve 2019/60375 sayılı "..." ibareli (asli unsurlu) ibareli tescilli markalı mallarından/hizmetinden satın almak/yararlanmak isterken davalının "... ... " ibareli başvuru markalı malları/hizmetleri satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından benzerlik nedeniyle başvuru konusu işaret ile davacının yukarıdaki tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşabileceğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunduğu kanaati oluştuğu, davacının tanınmışlık ve kötü niyet iddialarının ise yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu YİDK kararının iptali ile dava konusı markanın hükümüsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştr. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili, dava konusu başvuru ile mahkemece iltibas bulunduğu kabul edilen davacı markaları arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik bulunmadığını, başvuru konusu marka ile itiraz konusu markaların tertip tarzı, yazım stilleri, ihtiva ettikleri farklı şekil, renk ve kelime unsurları itibariyle biribirinden farklılaştıklarını, nitekim mahkemece alınan bilirkişi raporunda da aynı sonuca varıldığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kalıdırlmasını ve davanın reddini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "... ..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet 2014/18672, 2014/39010, 2017/02631, 2019/29832 ve 2019/60375 sayılı "..." asıl unsurlu markaları arasında SMK2nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira davacının itirazına mesnet markalarının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin, dava konusu başvuruda ön plana çıkarılarak, aynen asli unsur olarak yer aldığı, başvuruda yer alan diğer ibarelerin yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, davacının "..." ibareli seri markalarının bulunduğu gözetildiğinde, dava konusu başvurunun davacının seri markası olarak algılanabileceği, davacının sayılan markaları ile dava konusu başvuru arasında , başvuru kapsamında yer alan tüm mal ve hizmetler yönünden emtia benzerliği şartının da gerçekleştiği, ayrıca Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğu ve mahkemece de gerekçesi açıklanmak suretiyle 2014/18672, 2014/39010, 2017/02631, 2019/29832 ve 2019/60375 sayılı davacı markaları ile dava konusu başvuru arasında, iltibas tehlikesi bulunduğunun kabul edildiği anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 345,55-TL'nin davalı ... tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı ... uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 12/12/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/01/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.