Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra; Müvekkil, acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde ediyorsa, Acente, sözleşme ilişkisinin sona ermesinin sonucu olarak, onun tarafından işletmeye kazandırılmış müşterilerle yapılmış veya kısa bir süre içinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği ücret isteme hakkını kaybediyorsa ve Somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı ... (Gönder-al) arasında akdedilen 05.09.2016 tarihli “Ödeme Hizmetleri Temsilci Sözleşmesi (Fatura Ödemelerine Aracılık Hakkında)”, 19.09.2016 tarihinde imzalanmış olan “Yurtiçi Para Havalesi Hakkında Sözleşme”, 19.12.2016 tarihinde imzalanmış olan “Uluslararası Para Havalesi Hakkında Sözleşme” çerçevesinde müvekkilinin Fatih – İstanbul ve Şişli – İstanbul adreslerinde bulunan ödeme noktalarında Gönder-al temsilcisi olarak faaliyet gösterdiğini, ancak davalı Gönder-al ile müvekkili arasında iki ödeme noktasına ilişkin imzalanmış olan söz konusu temsilcilik sözleşmelerinin 05.06.2017 tarihli protokoller ile karşılıklı irade ile sona erdirildiğini, müvekkilinin Gönder-Al Şirketi adına iş ve işlemler yürütmesi bu duruma ilaveten Gönder-al Firmasını temsil etmesi sebebiyle Gönder-al Firmasının acentası konumunda olduğunu, müvekkilinin davalı firmaya hatırı sayılır miktarda kazanç sağladığını, karşılıklı irade ile sonlandırılan sözleşmede acente durumundaki müvekkilinin kusurununu bulunmadığını, bu durumda sözleşme gereğince denkleştirme tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, denkleştirme tazminatının 1 yıllık süre içinde talep edilebileceğini, müvekkilinin davasının süresinde açıldığını belirterek, müvekkili lehine hakkaniyet unsuru göz önünde bulundurularak, 05.09.2016 tarihli, 19.09.2016 tarihli ve 19.12.2016 tarihli sözleşmeler için ayrı ayrı denkleştirme tazminatı belirlenmesine ve belirlenecek olan denkleştirme tazminatının müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkilinin acentesi olmadığını, dava konusu olayda portföy tazminatı talep etme şartlarının bulunmadığını, davacı ile müvekkili arasındaki sözleşme uyarınca tazminatın talep edilemeyeceğini, davacının fesih tarihinden bir ay önce başka bir ödeme kuruluşunun temsilciliğini yapmaya başladığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.