T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/470 Esas KARAR NO : 2025/1615 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 21/12/2021 NUMARASI : 2020/693 Esas, 2021/822 Karar DAVA: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra.Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) KARAR TARİHİ: 04/12/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. ma…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/470 Esas KARAR NO : 2025/1615 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 21/12/2021 NUMARASI : 2020/693 Esas, 2021/822 Karar DAVA: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra.Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) KARAR TARİHİ: 04/12/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; iflas tarihi itibariyle müflis ... Bankası AŞ'nden 497.212,03 USD, 21.419,34 Euro, 10.609,43 TL, 3.363,32 TL ve 3.216,89 Euro alacakları bulunduğunu, alacağın masaya kaydını talep etmişlerse de, iflas idaresinin alacağın 1.797.457,84 TL'sini kabul edip, 251.315,68 TL'sini gerekçe olmadan reddettiğini, müvekkilinin alacağının banka kayıtları ile sabit olduğunu, alacağın masaya eksik kaydedilmesi nedeni ile reddedilen alacak miktarı yönünden bu davayı açtıklarını ileri sürerek alacağın masaya kaydına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili 27.10.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile, 439.191,37 TL alacağın masaya kaydını talep etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevabında; müflis bankanın harçtan muaf olduğunu, davanın sıra cetvelinin ilanından itibaren on beş günlük hak düşürücü sürede açılmamışsa reddi gerektiğini, müflis bankanın faaliyet izninin kaldırıldığı tarih itibariyle davacının mevduatında bulunan yabancı paranın TL karşılığının hesaplandığını ve % 9 faiz ilavesi ile 1.797.457,84 TL alacağın sıra cetveline yazıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; uyuşmazlığın farklı tarihlerdeki TCMB kurlarının esas alınmasından kaynaklandığı, yabancı para cinsinden mevduatın müflis bankanın iflas tarihi olan 16.11.2017 tarihi itibariyle TCMB Efektif Satış Kuru üzerinden Türk Lirası karşılığının kayıt kabulde dikkate alınması gerektiği, iflas tarihi itibariyle davacı alacağının 2.236.649.21 TL olarak tespit edildiği, ancak davacının iflas masasına başvurusunda 2.048.773.52 TL talepte bulunduğu ve bu talebi ile bağlı olduğu, iflas İaderesi tarafından bu alacağın 1.797.457.84 TL’lık kısmının kabul edildiği dolayısıyla reddedilen bakiye 251.315.68 TL’lık kısmının da kayıt ve kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 251.315.68 TL alacağın masaya kaydına karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Karar yasal süresinde taraf vekillerince istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; ıslah dilekçeleri ile taleplerini 439.191,37 TL'ye yükseltiklerini, ancak ıslah dilekçeleri dikkate alınmadan ve ıslah talepleri hakkında olumlu ya da olumsuz karar karar verilmeden, hiç ıslah yokmuş gibi karar verildiğini, bilirkişi raporunda müvekkilinin alacağının 2.236.649.21 TL olarak tespit edildiğini, 2.048.773.52 TL'nin kendileri tarafından tespit edilmeyip iflas idaresinin kendilerine bildirdiği rakam olduğunu, ıslah dilekçesinde belirtilen rakam üzerinden davanın kabulü gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını ıslah dilekçesi dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı müflis banka adına iflas idaresi vekili istinaf nedenleri olarak; Sigortaya Tabi Mevduat ve Katılım Fonları ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunca Tahsil Olunacak Primlere Dair Yönetmelik hükümleri gereğince döviz cinsi mevduatın bankanın faaliyet izninin kaldırıldığı tarihteki kur üzerinden hesaplanması gerektiğini, bu nedenle iflas idaresinin davacının alacağını bankanın faaliyet izninin kaldırıldığı tarihteki kur karşılığı olarak tespit etmesinde hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME Dava; kayıt kabul istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince, davada idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, karar istinaf ve temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmiştir. İdari mahkemesince de uyuşmazlıkta adli yargının görevli olduğuna dair karar vermesi üzerine dosyanın gönderildiği Uyuşmazylık Mahkemesi'nin 2020/450 Esas, 2020/582 Karar sayılı kararı ile davada adli yargının görevli olduğuna karar verilmiştir.Uyuşmazlık Mahkemesinin kararından sonra yapılan yargılamada Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, taraflar hükmü istinaf etmiştir.İİK'nın 234/1. maddesi, "iflas idaresi sıra cetvelini iflas dairesine verir ve alacaklıları 166. maddenin 2. fıkrasındaki usule göre ilan yoluyla haberdar eder." hükmünü içermektedir. İflas idaresinin, sıra cetveli ile birlikte, sıra cetveli ile ilgili olan bütün bilgileri (deliller, diğer belgeler) de iflas idaresine vermesi gerekir. Bundan sonra, iflas idaresi, sıra cetvelinin iflas dairesine verildiğini ve orada alacaklıların ve (mülkiyet dışındaki) istihkak iddiası sahiplerinin incelemesine hazır olduğunu ilan eder. (Prof. Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2013, İkinci Baskı, Ankara, sh. 1327.) İİK'nın 235/1. maddesinin ilk iki cümlesi "Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. 223. maddenin üçüncü fıkrası hükmü mahfuzdur." hükmünü içermektedir. İİK'nın 234/2. madde hükmü uyarınca yapılan tebligat bilgi verme mahiyetinde olup dava açma süresi bu tebligat ile başlamaz. Bu madde hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, iflas sıra cetveline itiraz davaları süreye tabi olup bu süre kural olarak sıra cetvelinin İİK'nın 166. maddesinde gösterilen usulde ilanından itibaren işlemeye başlar. Eğer davacı aynı Kanun'un 223. maddesine göre tebliğe elverişli adres gösterir ve gerekli masrafı avans olarak yatırırsa süre kendisine yapılan tebliğden itibaren hesaplanır. Bu itibarla sıra cetvelinin hangi tarihte hangi gazetede yayınlandığının tereddüde yer bırakmayacak şekilde açıklıkla belirtilmesi ve davacının tebliğe elverişli adres bildirip, gerekli avansı yatırıp yatırmadığının net olarak bilinmesi şarttır (Yargıtay 23 HD'nin 2015/5275 Esas, 2016/2424 Karar sayılı kararı).Somut davada iflas idaresi 03.07.2018 tarihli yazı cevabında; davacının müracaat esnasında gider avansı ( tebligat masrafı ) yatırmadığı, sıra cetvelinin 01.06.2018 tarihinde .. Gazetesinde, 04.06.2018 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği bildirilmiştir. Buna göre davacının tebligat için masraf vermediği, sıra cetvelinin 04.06.2018 tarihinde ilan edildiği, eldeki davanın İİK'nın 235/1. maddesi hükmü uyarınca son ilan tarihi olan 04.06.2018 tarihinden itibaren 15 günlük hak düşürücü süre geçirildikten sonra 25.06.2018 tarihinde açıldığı anlaşıldığından, süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken işin esası incelerek karar verilmesi doğru görülmemiştir.Diğer taraftan Yargıtay 23. HD'nin 11.02.2015 tarih ve 2014/3889 Esas, 2015/775 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere kayıt kabul davaları onbeş günlük yasal süre içinde açılması gereken davalardan olup, bu sürenin geçmesinden sonra ıslah yoluyla talebin artırılmasına hukuki sonuç bağlanamayacağından, ıslah ile artırılan tutarın da reddedilmesi gerekirken, artırılan tutar hakkında olumlu ya da olumsuz karar verilmemesi de doğru değildir.Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında hak düşürücü sürede açılmayan davanın reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/693 Esas, 2021/822 Karar ve 21/12/2021 tarihli kararının HMK'nun 353/1.b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE,3-a)Hak düşürücü sürede açılmayan davanın REDDİNE, b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 35,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 579,50 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,c)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,d)Davalı tarafından yapılan 270,50 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,e)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,İstinaf Giderleri Yönünden4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafından yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,5-Davalı kurum harçtan muaf olduğundan davalı tarafından yatırılan istinaf harçlarının talep halinde davalıya İADESİNE,6-Davalı tarafından yapılan 40,00 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,7-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,8-HMK'nun 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının hüküm kesinleştikten sonra yatıran tarafa İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 164. fıkrası gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde Temyiz Kanun Yolu Açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.04/12/2025