8. Hukuk Dairesi 2021/12525 E. , 2023/5064 K. MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2015/20 E., 2019/2 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi neticesinde Yargıtay (Kapatılan) 20 nci Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne …
**8. Hukuk Dairesi 2021/12525 E. , 2023/5064 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2015/20 E., 2019/2 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi neticesinde Yargıtay (Kapatılan) 20 nci Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1467 parsel ... 31.466,25 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kayısı bahçesi niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacı, ... dava dilekçesinde; ... ili Yeşilyurt ilçesi ... Köyü 1467 parseli yıllardır kullandığını, öncesinde babası tarafından da kullanıldığını, lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap şartlarının lehine oluştuğunu ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın adına tespit ve tescilini istemiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece (... Kadastro) Mahkemesinin 14.06.2013 tarih ve 2012/35 Esas, 2013/31 Karar ... kararı ile; " Mahalli bilirkişi beyanı, teknik bilirkişi raporu, ziraatçı bilirkişi raporları göz önünde bulundurularak davacı açısından dava ettiği 1467 nolu parselde (B) harfi ile gösterilen bölümde zilyetlikle mülk edinme şartları gerçekleşmiş olduğu" gerekçesiyle davacının davasının kabulüne, Hazine adına yapılan tespitin iptaline ve dava konusu 1467 nolu parselde (B) harfi ile gösterilen 25.004,71 metrekarelik kısmın bu parselden ifrazı ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 14.06.2013 tarih ve 2012/35 Esas, 2013/31 Karar ... kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. 2. Temyiz incelemesi neticesinde; Yargıtay (Kapatılan) 20 nci Hukuk Dairesinin 26.01.2015 tarihli ve 2014/10670 Esas, 2015/381 Karar ... ilamı ile; "Davacı ... tarafından, davalılar Hazine ve ... Köyü Tüzel Kişiliği aleyhine 1988 yılında, ... Köyü, Köprübaşı mevkinde bulunan 19 dönüm yüzölçümündeki taşınmazın babası ... Söylemez'e aitken 1980 yılında kendisine sattığı, yararına zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu iddiasıyla adına tescili istemiyle açtığı davanın, taşınmaz üzerinde orman emvali bulunduğu, güney ve batı yönlerinin mera vasfında yerler olup tarıma elverişli olmayan taşlık kayalık yerler olduğu, davacının babasının da dava konusu bu yeri mera vasfındaki yerden açarak yer yer tarıma elverişli hale getirdiği, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşlık, kayalık ve mera vasfındaki yerlerin özel mülkiyete konu olamayacağının belirlendiği gerekçesiyle tescil isteminin reddine ilişkin Yeşilyurt Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.10.1991 tarih ve 1988/121 E. - 991/241 K. ... kararının, davacının temyizi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 11.02.1993 tarih ve 1992/143 E. - 1993/1184 K. ... kararı ile bozulduğu, bozmaya uyan mahkemece yapılan araştırmada taşınmazın genel arazi kadastrosunda orman sahası içerisinde bırakıldığı, evveliyatı itibariyle de orman sayılan yerlerden olduğu, özel mülkiyete konu olamayacağının belirlendiği gerekçesiyle tescil isteminin reddine ilişkin Yeşilyurt Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.12.1994 gün ve 1993/92 E. - 1994/435 K. ... kararının temyiz edilmeksizin 1995 yılında kesinleştiğinin anlaşıldığı, sözü edilen kararın, karara konu yerin orman sayılan yerlerden olduğu yönünde, davacı ile davalılar Köy Tüzel Kişiliği ve Hazine arasında kesin hüküm oluşturduğu, Mahkeme kararı uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarıyla, çekişmeli taşınmazın köy tüzel kişiliği ve Hazine yönünden kesin hüküm teşkil eden Yeşilyurt Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.12.1994 tarih ve 1993/92 E. - 1994/435 K. ... kararı kapsamında kalıp kalmadığı araştırılmadan hüküm kurulduğu, eksik araştırma ve taraflar arasında kesin hüküm oluşturan mahkeme kararı dikkate alınmaksızın hüküm kurulmuş olmasının hatalı olduğu, yine çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığının memleket haritası ve hava fotoğraflarından yararlanılarak araştırılmadığı, bu doğrultuda; taraflar arasında kesin hüküm oluşturan Mahkeme kararının yere uygulanması, ardından karar kapsamında kalmayan yerlerin öncesinin orman olup olmadığının belirlenmesi ve tespit tarihinden 15 - 20 yıl önceki hava fotoğrafları incelenerek zilyetlik durumunun araştırılması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi" gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, İlk Derece (... Kadastro) Mahkemesinin 09.01.2019 tarih ve 2015/20 Esas, 2019/2 Karar ... kararıyla; "Yargıtay ilamında belirtildiği üzere kesinleşen Yeşilyurt Asliye Hukuk Mahkemesinin 1993/92 Esas ... dosyasında dava edilen kısmın fen bilirkişi raporlarında gösterildiği, kesin hüküm nedeniyle bu kısımlar ile ilgili davacının talebinin reddinin gerektiği, Yeşilyurt Asliye Hukuk Mahkemesinin kararının kapsamı dışında kalan ve dava konusu yapılan kısımlarla ilgili aldırılan orman ve ziraat bilirkişi raporları ile keşif esnasında dinlenen mahalli bilirkişi ve davacı tanıklarının beyanlarındaki zilyetliğe ilişkin beyanlar dikkate alındığında davacının davasında kısmen haklı olduğu" gerekçeleriyle dava konusu ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Düzü mevkii, 1467 parsel ... taşınmazın jeodezi ve fotogrametri mühendisi ...'ün dosyaya sunmuş olduğu 04.12.2017 tarihli Ek Bilirkişi Raporunda Kroki Ek 1'deki Kroki/1\_2'de B1/1 ile gösterilen 2.204,02 metrekare ve B1/3 ile gösterilen 11.158,58 metrekarelik kısım yönünden davanın kabulü ile davacı adına kayısı bahçesi vasfıyla aynı köyün son parsel numarasından sonra yeni parsel numarası verilerek tesciline, davacının parseldeki diğer kısımlar yönünden talebinin reddi ile tespit gibi Maliye Hazinesi adına tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluşmadığını ileri sürerek, hükmün bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık; dava konusu edilen parselin zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olup olmadığı ile davacı yararına zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 ... Kanun'un 14 ve 17 inci maddeleri, 3. Değerlendirme 1. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyulduğu halde, bozma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmeden hüküm kurulması cihetine gidilmiştir. Şöyle ki; İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamı çerçevesinde davacı tarafından açılan Yeşilyurt Asliye Hukuk Mahkemesinin 1993/92 Esas ... tescil davasında davaya konu edilen yer açısından verilen ret kararının, eldeki dava bakımından kesin hüküm oluşturduğu kabul edilerek, 1993/92 Esas ... dosyadaki dava konusu yerin, eldeki davada 1467 parselin hangi bölümlerine tekabül ettiği belirlenmiş ve bu doğrultuda harita mühendisi ... tarafından düzenlenen 04.12.2017 tarihli ek rapor krokisinde, kroki/1\_2'de gösterilen B1/3 - 11.158,58 metrekare ve B1/1 - 2.204,02 metrekarelik kısımların davacı adına tesciline karar verilmiştir. Ancak B1/1 olarak kodlanan taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmesi hatalıdır. Zira, İlk Derece Mahkemesinin önceki 14.06.2013 tarih ve 2012/35 Esas ve 2013/31 Karar ... kararıyla 10.04.2013 tarihli fen bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen 6.461,54 metrekarelik bölüme ilişkin olarak ret kararı verilmiş olup, davacının bu kararı temyiz etmemesi nedeniyle, A harfi ile gösterilen bölüm yönünden davalı Hazine lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Bu itibarla; hükme esas kroki/1\_2'de B1/1 olarak gösterilen bölümün, 10.04.2013 tarihli fen bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen kısım içinde kalan taşınmaz bölümleri belirlenip B1/1 olarak gösterilen kısmın yüz ölçümünden düşülmek suretiyle hüküm kurulması gerekirken, davalı Hazine lehine oluşan usuli kazanılmış hak dikkate alınmadan, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna uygun bulunmamaktadır. Öte yandan; dosya kapsamından anlaşıldığı üzere, mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına göre davacı, dava konusu yeri babası ... Söylemez'den satın almıştır. Dosya arasında bulunan, bozma öncesi Yeşilyurt Asliye Hukuk Mahkemesinin 1984/47 Esas ve 1984/122 Karar sayısında kayıtlı, bozma sonrası ise 1987/164 Esas ve 1988/163 Karar sayısını alan dosyada yapılan incelemede, dava dışı ... Söylemez ve arkadaşları tarafından yaklaşık 35 dönümlük yere ilişkin Hazine ve Köy Tüzelkişiliğine husumet yöneltilerek tescil talepli dava açıldığı, bu davaya eldeki davanın davacısı ...' in babası ... Söylemez de asli müdahil olarak katıldığı, yapılan yargılama sonucunda, müdahil ... Söylemez'in davasının reddine karar verildiği ve bu kararın Dairemizin 1985/10928 Esas, 1985/10277 Karar ... ilamıyla onanarak 31.10.1985 tarihinde kesinleşmiş olduğu, dava dışı ... Söylemez ve arkadaşlarının davasının ise kısmen kabul edilerek, fen bilirkişisi ... Temelli'nin 18.07.1988 tarihli krokisinde gösterildiği gibi Yeşilyurt ilçesi ... Köyü Meletderesi mevkiinde kain doğusu...tarlası, kuzeyi ... tarlası, güneyi ve batısı mera ile çevrili ve krokide A harfi ile kırmızı taralı olarak gösterilen 7.500 metrekare mesahasındaki susuz tarlanın ... Söylemez ve arkadaşları adına tesciline karar verildiği ve bu karar temyiz edilmeksizin 28.05.1990 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Anlatılanlar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; yargılama sırasında mahallinde 04.05.2017 tarihinde yapılan keşifte, davacı tanıkları ve mahalli bilirkişilerin, davacının hak iddia ettiği yerin doğusunda...tarlasının, kuzeydoğusunda ise ... Yılmaz tarlasının bulunduğunu belirtmiş olmaları karşısında, davacının babası ... Söylemez'in yukarıda safahatı belirtilen, müdahil olduğu davada tesciline karar verilen 7.500 metrekarelik yerin nereye tekabül ettiğinin saptanması gerekmektedir. Zira, bu davada tesciline karar verilen taşınmazın güneyi ve batısı mera olarak nitelendirilmiştir. Şayet mera olarak nitelendirilen bu yerler, davacının babasından satın aldığı belirtilen ve eldeki davanın konusu olan 1467 parselin, davacı adına tesciline karar verilen bölümüne denk düşmekteyse, yazılı nedenle davacının babasının müdahil olduğu davada verilen karar, davacıyı da bağlayacağından ve mera olan yerler zilyetlikle kazanılamayacağından, davacının davasının reddine karar verilmesi gerekecektir. Ayrıca; İlk Derece Mahkemesince zilyetlik yönünden yapılan araştırmanın da bozma ilamına uygun olduğunu söyleme imkanı bulunmamaktadır. Şöyle ki; bozma ilamında kadastro tespit tarihinden 15 - 20 yıl öncesine ilişkin hava fotoğrafları incelenerek zilyetlik durumunun belirlenmesi istenmiş olup, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde, tespit tarihi olan 2012 yılına göre belirtilen tarihlere en yakın hava fotoğraflarının 1999 ve 1985 yılına ait fotoğraflar olduğu anlaşılmıştır. Bilirkişilerce 1985 yılı hava fotoğrafının incelenmesinde, dava konusu taşınmaz üzerinin kısmen işlendiği ve meyve bahçesi olduğu, kısmen de hali arazi niteliğinde olduğu, çevresinde meyve bahçeleri ve hali arazilerin bulunduğu belirtilmiş, fakat bu belirlenen niteliklerin taşınmazın hangi kısımlarına tekabül ettiği, taşınmaz üzerinde kaç tane meyve ağacı bulunduğu ve ağaçlarının cinslerinin ve yaşlarının ne olduğu belirlenip açıkça detaylandırılmamıştır. Yine 1999 yılı hava fotoğrafı bilirkişilerce incelenerek fotoğraf üzerinde gösterim yapılarak, davaya konu taşınmazın B harfi ile gösterilen kısmının işlendiği, kısmen meyve bahçesi kısmen de tarla olarak kullanıldığı, A ile gösterilen kısmının ise hali arazi niteliğinde olduğu, çevresinde meyve bahçeleri ile kısmen de hali arazilerin bulunduğu belirtildiği halde, B harfiyle gösterilen bölümde yer alan meyve ağaçlarının hangi kısımda olduğu, taşınmazın hangi bölümünün tarla olarak kullanıldığı hususları ile meyve ağaçlarının sayısı, yaşı ve cinsleri yine detaylı olarak açıklanmamıştır. Bununla birlikte, 1999 yılı hava fotoğrafı incelenmesi neticesi, üzerinde A ile gösterilen ve hali arazi olduğu belirtilen yerin kuzeyinde yer alan ve hükme esas fen ek bilirkişi raporu ekindeki krokide, kroki /1\_2 de B1/1 ile gösterilen ve davacı lehine tescil kararı verilen yerle benzer özellikler gösterdiği, üzerinde çalıya benzer koyuluklar olduğu saptanmış olup, bilirkişilerce bu hususlar da açıklığa kavuşturulmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemez. 2. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince, dosya arasında bulunan Yeşilyurt Asliye Hukuk Mahkemesi 1987/164 Esas ve 1988/163 Karar ... ilamın hükme esas fen bilirkişisi ... Temelli'nin 18.07.1988 tarihli krokisinde yer alan 7.500 metrekarelik taşınmazın neresi olduğu belirlenerek, batısında ve güneyinde mera olarak nitelenen yerlerin davacının dava konusu ettiği, fen bilirkişi ... tarafından düzenlenen 04.12.2017 tarihli ek rapora ekli krokide, kroki/1\_2 de gösterilen B1/3 ve B1/1'i (yukarıda 1 numaralı bentte yazılı nedenden dolayı B1/1'in 10.04.2013 tarihli fen raporunda A ile gösterilen kısım içinde kalan bölümü belirlenerek düşülmesi sonucu oluşacak yeni yüzölçümü çerçevesinde) kapsayıp kapsamadığı belirlenmeli, şayet kapsıyorsa davanın reddine karar verilmeli; 1987/164 Esasında belirtilen yerlerin B1/3 ve B1/1'i kapsamadığının anlaşılması durumunda ise, anılan yerler açısından yeniden zilyetlik araştırması yapılması suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmelidir. Bu doğrultuda; 1985 ve 1999 yılı hava fotoğrafları üzerinde, önceki bilirkişiler dışında jeodezi ve fotogrametri uzmanı bir bilirkişi tarafından stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak yapılacak incelemede, taşınmazların kullanım durumu, üzerindeki ağaçların cinsleri, yaşları ve sayısı ile tarla olarak kullanılan yerlerin detaylı olarak belirlenmesi istenilmeli; özellikle B1/1 (yeni belirlenen yüzölçümüne göre) ile gösterilen yerde kullanım olup olmadığı tereddüte mahal verilmeyecek şekilde saptanmalı; yine önceki bilirkişiler dışında bir ziraatçi bilirkişiden, taşınmazın evveliyatının ne olduğu ve zirai faaliyete konu olup olmadığı, toprak yapısı, eğimi, bitki örtüsü, tarımsal niteliği ve üzerindeki zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğü, ekonomik amaca uygun tarım arazisi niteliğiyle kullanılıp kullanılmadığı, zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığı, tespit tarihine kadar davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı değerlendirmeyi içeren, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş renkli fotoğraflarını da içerir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı ve varılacak sonuç çerçevesinde hüküm kurulmalıdır. 3. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak ve dahi hükmüne uyulan bozma ilamının gerekleri yerine getirilmeden karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de; kadastro hakimi, dava konusu taşınmaz hakkında doğru sicil oluşturmaya elverişli ve infazı sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde hüküm kurmak zorunda olduğu halde, dava konusu 1467 parsel ... taşınmazın kadastro tespitinin iptaline karar verilmeden belirlenen bölümlerinin doğrudan davacı adına tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmek suretiyle hükmün infazında tereddüte neden olunması da usul ve kanuna uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 09.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.