10. Hukuk Dairesi 2023/2097 E. , 2023/2166 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/2120 E., 2022/2264 K. DAVALILAR : 1-... Üretim ve Pazarlama A.Ş. vekili Avukat ... 2-Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 22.03.2013 KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Anadolu 29. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/59 E., 2020/187 K. Taraflar arasındaki meslek hastalığının tespiti davasından dolayı yapılan yarg…
**10. Hukuk Dairesi 2023/2097 E. , 2023/2166 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/2120 E., 2022/2264 K. DAVALILAR : 1-... Üretim ve Pazarlama A.Ş. vekili Avukat ... 2-Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 22.03.2013 KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Anadolu 29. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/59 E., 2020/187 K. Taraflar arasındaki meslek hastalığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin davalı işverenlikte 24.08.2007 tarihinde kenar bandı üretim tesislerinde boyahane bölümünde çalışmaya başladığını, işine son verildiği 28.11.2012 tarihine kadar çalıştığını, müvekkilinin mobilyalar için pvc kenar bandı ham boyalarını üretim için hazırlamakta olan ve solvent, asetat ve extander gibi kimyasalların yoğun olduğu bölümde çalıştığını, olumsuz işyeri koşullarınden sebep insüline bağlı diyabet hastalığının geliştiğini, bacaklarında sinir sıkışmasına bağlı his kaybı meydana geldiğini, ... meslek hastalıkları hastanesince verilen raporda kimyasal yoğunluğun olduğu bölgelerde çalışmasının uygun olmadığının ve bölüm değiştirilmesi yönünde rapor verildiğini, kimyasal yoğunluğun az olduğu yerde çalışmasına devam etmesine rağmen 3 ay sonra aynı hastanende yapılan tetkiklerde bazı değerlerin yüksek çıktığını, müşahede sonrası kimyasal maddelerin bulunmadığı bölümde çalıştırılması yönünde sağlık kurulu kararı verildiğini, ancak müvekkilinin yine de kimyasalların yoğun olduğu bölümde çalıştırıldığını, hastane kurul raporuna rağmen sonucun değişmediğini, çalışmaya devam edilmesinin söylendiğini, ... Meslek Hastalıkları Hastanesince meslek hastalığı kararının ... sağlık kurulu tarafından verileceğinin belirtilmesine rağmen herhangi bir gelişme sağlanamadığını, Mahkemece konuya hakim akademik uzmanlarca yapılacak inceleme ve değerlendirmede mevcut durumun meslek hastalığı olarak tespit edileceği yönünde şüphelerinin bulunmadığını, davalarının kabulü ile müvekkilinin uğradığı hastalığın meslek hastalığı olduğuna karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı işveren vekili tarafından; davacının müvekkili şirkette 24.08.2007-28.11.2012 tarihleri arasında çalıştığını, ancak müvekkili şirkete yöneltilen mesnetsiz ve haksız suçlamaları kabul etmelerinin mümkün olmadığını, müvekkili işverenliğin iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine tam manasıyla harfiyen uyduğunu, bünyesinde işyeri hekimi bulundurduğunu, davacıyı da ilgili hastaneye işyeri hekiminin sevk ettiğini, iş yeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı çalıştıran işverenliğin yasaların emrettiği her türlü kaideye de eksiksiz itaat ettiğini, davacının işe girerken hiç bir engeli olmadığına dair rapor ibraz ettiğini, işyerinin de düzenli olarak işe girildikten sonra periyodik muayeneler yaptırdığını, ilgili meslek hastanesi raporlarına tamamen uyulduğunu, dava dilekçesindeki hayali ithamların ve iddiaların gerçek dışı olduğunu, davacının önceki işyerlerinde maruz kaldığı olumsuz koşullar sonucu sağlığının bozulduğunu, bunda da müvekkili şirketin hiç bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacının 17 yıldır kronik diyabet hastası olup insülin kullandığını, sigarada içtiğini, açılan davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı kurum vekili tarafından;davanın usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira öncelikle Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 58 inci maddesi gereğince Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun vazife malüllüğün ve varsa derecesinin tayini prosedürünün işletilmesi gerekirken bu usule itibar edilmeden davanın açıldığını, ayrıca davacının iddia ettiği gibi tıbbi rahatsızlığının çalıştığı işle ilgili olduğu yönünde bir illiyety rabıtasının tespit edilmediğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Kurum Sağlık Kurulu'nun 06.03.2015 tarih ve 00050 raporu ile Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu'nun 27.03.2015 tarihli kararında, davacıda "meslek hastalığı olmadığına" karar verildiği, itiraz üzerine alınan Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'nun 25.02.2019 tarih, 3359 sayılı raporunda da "davacıdaki mevcut Karpal Tünel Sendromu ve Diabetes Mellitus Tip I hastalığı ve kronik böbrek hastalığının mesleki hastalık olmadığının" bildirildiği anlaşılmaktadır. Kurum sağlık kurulu raporu ile Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu kararının ve Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu raporunun aynı doğrultuda olmaları dolayısıyla raporlar arasında çelişki bulunmaması karşısında Adli Tıp 2. Üst Kurulu'na gidilmesine gerek olmadığı gerekçesiyle; Davacının davasının esastan reddine, karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri Davacının zamanla gelişen rahatsızlıkları sonrasında çalıştığı bölüm değiştirilerek kalıphane torna bölümüne alındığını, bu bölümde de kimyasallara maruz kalmaya devam ettiğini, işverene yapılan başvurulardan sonuç alınamadığını, hastalığın ilerlediğini, iş akdinin kadro azaltılması bahane edilerek 28.11.2012 tarihinde sona erdirildiğini, müvekkilinin Meslek Hastalıkları Hastanesinin muhtelif raporlarında davacının kimyasallara maruz kalmayacağı bir bölümde çalıştırılmasına karar verildiğini, bunun nedeninin organik çözücülerin toksik etkisi ve ketonların toksik etkisi tanılarının alınması ve bazı kan değerlerinin normalden çok yüksek olması olduğunu, bütün bunların Yüksek Sağlık Kurulu ve Adli Tıp Kurumu tarafından gözardı edildiğini, dosya kapsamında alınan hiçbir raporda bu hususa yer verilmediğini, müvekkilinin bedensel şikayetlerinin davalı işyerinde çalışmaya başladıktan sonra ortaya çıktığını, bu nedenle hastalığın ortaya çıkış zamanı bakımından Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği ve ekli meslek hastalığı listesine aykırılık bulunmadığını, hükme esas alınan raporların davanın çözümü bakımından eksik inceleme sonucu oluşturulmuş yetersiz raporlar olduğunu, hiçbir raporda müvekkilinin çalışma koşullarında maruz kaldığı kimyasalların kendisinde ne şekilde bir etki yarattığı açıklanmadığı gibi alınan kan örneklerinde müvekkillinin bazı değerlerinin normalden daha yüksek çıkması durumuna da değinilmediğini, mahkeme gerekçeli kararında birçok ihlalde bulunulduğunu, yargılama boyunca ileri sürelen birçok delil ve iddianın değerlendirilmediğini belirterek istinaf incelemesinde bulunmuştur. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Davacının davalı işyerinde 24.08.2007- 28.11.2012 tarihleri arasında çalıştığı, muhtelif tarihlerde raporlar düzenlendiği, 03.02.2012 tarihli Meslek Hastalıkları Hastanesi raporu sonrası kurum tarafından gerekli tahkikatın yapılması için ünitenin denetmenler servisine intikal ettirildiğinin belirtildiği, Kurum Sağlık Kurulunun 06.03.2014 tarihli kararında mevcut belge ve bulgulara göre korpal tünel sendromu ve diyabetez mellitüs hastalığının mesleki hastalık olmadığına karar verildiği, Mahkemece dosyanın Yüksek Sağlık Kuruluna gönderildiği, 27.03.2015 tarihli kararda sigortalının mevcut hastalık ve arızalarının meslek hastalığı olmadığına karar verildiği, dosyanın Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kuruluna tevdi edildiği, 25.02.2019 tarihli raporda davacıda mevcut Korpal Tünel Sendromu, Diabetes Mellitus Tip 1 hastalığı ve kronik böbrek hastalığının meslek hastalığı olmadığının belirtildiği, ..., Yüksek Sağlık Kurulu ve Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu raporlarının birbirini teyit ettiği, davacıda mevcut rahatsızlıkların meslek hastalığı olmadığı anlaşıldığı gerekçesiyle, Davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuşlardır. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; davacının pnömokonyoz hastalığının meslek hastalığı olduğunun ve iş göremezlik oranının tespiti istemine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 109 'uncu maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 95'inci maddesi, 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...