davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ev tekstili alanında ve ... Mah. ... Sk. ... Apt. No:... Kağıthane/İstanbul adresinde faaliyet göstermekte olduğunu, ticari defterlerinin elektronik ortamda tutulmakta ve yevmiye defteri ve kebir defteri kayıtlarına ilişkin Gelir İdaresi Başkanlığı’nın e-Deft
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin mülkiyetinde yer alan ... adresinde bulunan 3 adet daireyi davalı sigorta şirketinin acentesi olan ...Ltd.Şti ile düzenlemiş olduğu ... Poliçeleriyle sigortalatıldığını,-... adresindeki dairenin ... poliçe numaralı 30.05.2017 başlama - 30.05.2018 bitiş tarihli poliçeyle, -... adresindeki dairenin ... poliçe numaralı 30.05.2017 başlama - 30.05.2018 bitiş tarihli poliçeyle, -... adresindeki dairenin ... poliçe numaralı 30.05.2017 başlama - 30.05.2018 bitiş tarihli poliçeyle, davalı sigorta şirketine sigortalatıldığını, Davalı ile imzalanan işbu sigorta poliçelerinin Yangın Sigortası Genel Şartları'na tabi olduğunu, işbu sigorta poliçelerinin her birinin ek teminatlar bölümünde sel, su baskını ve yer kayması sonucu sigortalanan her bir dairede meydana gelecek zararların teminat altına alınmış olduğunu, teminat altına alınan ek teminatların sigorta bedelinin her bir daire için 330.000,00-TL, 3 daire için toplam 990.000,00-TL olarak belirlendiğini, Sigorta Poliçelerinin sigorta konu - bina başlıklı bölümünde bina tanımının içinde nelerin yer aldığının belirlendiği, belirtilen bu tanımdan da anlaşılacağı üzere konutlarda yer kayması sonucu meydana gelen tüm zararların iş bu poliçelerden dolayı davalı sigorta şirketi tarafından teminat altına alındığını, müvekkilinin maliki olduğu taşınmazların bulunduğu bölgede 27.09.2017 - 03.10.2017 tarihleri arasında yoğun yağmur yağışından dolayı bir yer kayması meydana geldiğini, yaşanan yoğun yağış ve yer kayması olayının akabinde ... Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü tarafından müvekkilinin taşınmazlarının bulunduğu bölgede bir arazi araştırması yaptırıldığını, başlatılan bu arazi çalışmaları sonucunda tanzim edilen 25.12.2017 tarihli Jeolojik Etüt Raporu'nun Afet Durumu başlıklı bölümünde "... Bu nedenle söz konusu konutlarda ikamet edilmesi can ve mal güvenliği açısından sakıncalı olup acilen boşaltılmaları ve Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı Bölgesel Afet Etkililik Olur'u kapsamında nakledilmeleri uygun görülmüştür. Ayrıca inceleme bölgesinde meydana gelen heyelanın etki alanına göre belirlenen ve ekli halihazır harita üzerinde gösterilmiş alan için 7269 sayılı Kanunun 2. Maddesi uyarınca afete maruz saha kararı alınması gerekmektedir." şeklinde bir sonucu varıldığını, yapılan iyileştirme neticesinde bölgedeki afet durumunu tespit eden uzman heyeti ilgili raporun İyileştirme Durumu başlıklı kısmında "...Yapılması önerilen istinaf duvarlarının maliyeti, konutların nakledilmesi durumunda oluşacak maliyet ile kıyaslandığında çok daha ekonomik olduğu, ayrıca söz konusu istinat duvarlarının büyük bölümünün aynı zamanda yol güvenliğine de katkı sağlayacağı düşünüldüğünde yaptırılmaları önem arz etmektedir..." denilerek yapılması istenen istinaf duvarlarının maliyetinin, konutların nakledilmelerinden daha az bir maliyete yol açacağının vurgulandığı, davacı müvekkilinin 3 adet daireden ibaret taşınmazı hakkında yapılan bu araştırma ve düzenlenen raporu takip ettiğini ve taşınmazları hakkında verilen nakil kararlarına itiraz ettiğini, ilgili rapor doğrultusunda müvekkilinin henüz yeni tamamlanmış olan taşınmazları hakkındaki nakil kararını kaldırmak maksadıyla raporda belirtildiği şekilde iyileştirme yapılması amacıyla bizzat davalı sigorta şirketinin eksperine danışılarak istinat duvarlarının yapımı için teknik destek almak maksadıyla mühendislik firmalarıyla iletişime geçtiğini, mühendislik firmalarıyla yapılan görüşmeler neticesinde müvekkilinin raporda belirtildiği şekilde bir iyileştirmeyi taşınmazının çevresinde davalı sigorta şirketine de bilgi vermek suretiyle gerçekleştirdiğini, müvekkili tarafından yapılan bu iyileştirme sonucunda, müvekkilinin sahibi olduğu taşınmaz hakkında verilmiş nakil kararının ortadan kaldırıldığını, müvekkilinin ilgili iyileştirme işlemlerini gerçekleştirirken davalı sigorta şirketinin karşılamaması nedeniyle tüm masrafları bizzat kendisinin karşılamak zorunda kaldığını, bu iyileştirme işlemleri neticesinde müvekkilinin hem taşınmazlarının yıkılmasını engellediğini hem de bu sayede sigorta şirketini de büyük bir ödeme yapma yükünden kurtardığını, müvekkili tarafından yapılan iyileştirme çalışmalarının taşınmazın yer kaymasından dolayı yıkılmasını ve daha büyük bir zararın doğmasını önlediğini, müvekkili tarafından bu tahliye kararının kaldırılmasına yönelik yapılan eylemlerin TTK 1448inci madde uyarınca sigorta teminatı kapsamında olduğunu, müvekkilinin sahibi olduğu taşınmaz hakkında verilmiş nakil kararının ortadan kaldırıldığını, iyileştirme işlemlerinin tamamlanmasının ardından müvekkilinin, iyileştirme masrafı olan 184.278,95 TL'lik tutarı davalı sigorta şirketinden talep ettiğini, davalı sigorta şirketine defalarca şifahi olarak başvuruda bulunan müvekkilinin bu yolla bir sonuç alamadığını, daha sonrasında başvurularını e-mail yoluyla gerçekleştirmeye başladığını, TTK'nun sigorta ettirenin borç ve yükümlülükleri kısmında yer alan zararı önleme, azaltma ve sigortacının rücu haklarını koruma yükümlülüğü başlıklı 1448inci maddesinin incelendiğinde; sigorta ettirenin rizikonun gerçekleştiği yahut gerçekleşme ihtimalinin yüksek olduğu durumlarda zararın artmasına engel olunması için önlemler alma yönünde yükümlülük yüklendiğini, 1448inci maddenin gerekçesinin incelenmesinden, sigorta ettirenin, sigortasını yaptırmış olsa bile ihmalkar davranmaması gerektiğini, rizikonun doğmaması veya doğmuşsa da zararın artmasını önleyici her türlü tedbiri alması belirtildiğini, Yangın sigortası genel şartlarında da açıkça belirtilen bu husustan dolayı sigorta şirketinin müvekkilin sigortalatmış olduğu taşınmazlarda yer kayması nedeniyle meydana gelen tüm zararlardan ve bu zararlar sonucu yapılan tüm masraflardan sorumlu olacağının izahtan vareste olduğunu, gerek kanun maddesinde, gerek kanunun gerekçesi ve gerekse de Yangın Sigortası Genel Şartları incelendiğinde sigorta ettirene zararın artmasına engel olma hususunda bir takım yükümlülüklerin yüklendiği, sigorta ettirenin yapmış olduğu giderlerin, bu giderlerin faydasız kalması halinde bile sigortacı tarafından sigorta ettirene ödenmesi gerektiğinin açıkça belirtildiği, iş bu davaya konu somut olayın incelenmesi halinde de; davacı sigorta ettirenin TTK 1448inci maddesi hükmü uyarınca; poliçeler kısmında sigortalanan taşınmazları için rizikonun gerçekleşmesinin akabinde zararın artmasını önlemek maksadıyla iyileştirme raporu çerçevesinde taşınmazlarda iyileştirmelerde bulunduğunu ve bu sayede taşınmazların yıkılması yönündeki kararın kaldırılmasını sağladığının ortada olduğunu, bu sebeple müvekkili tarafından zararın artmasını önleyici mahiyette yapılan giderlerin de teminat kapsamında olduğunu, iş bu giderlerin de davalı sigorta şirketi tarafından müvekkile ödenmesi gerekmekte olduğunu, işbu belirsiz alacak davasının kabulüyle bilirkişi incelemesi sonucu belirlenecek kısımlara ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkiline ait taşınmazlarda doğan zarar karşılığı olarak şimdilik 10.000,00 TL sigorta tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.