3. Hukuk Dairesi 2016/4548 E. , 2017/15697 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, aboneliğinin geçici olarak kapatılmasını 23/12/20…
**3. Hukuk Dairesi 2016/4548 E. , 2017/15697 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, aboneliğinin geçici olarak kapatılmasını 23/12/2008 tarihinde verdiği dilekçe ile talep ettiğini, bu tarihten sonra sulama yapmadığını, tesis ve sayacının 24/03/2012 tarihinde çalındığını, 29/04/2013 tarihinde yeni sayaç takıldığını, enerji kesildiğinden tahakkukun mümkün olmadığını, 01/04/2013 tarihinde kaçak tutanağı düzenlendiğini, 2013 yılı haziran ayında enerjiyi bağlattığını ileri sürerek 2012/5. dönem (29.533.50.- TL), 2012/7. dönem (3.038.90.- TL), 2013/5. dönem (840.00.- TL), kaçak tahakkuk bedeli (19.506.15.- TL) olmak üzere toplam 52.918.55.- TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, cevap dilekçesi sunmamıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne; davacının davalıya 39.363,32 TL borçlu olmadığının (13.555,23 TL borçlu olduğunun) tespitine karar verilmiş,hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. 1-HMK'nın 266 ve devamı maddeleri uyarınca hakim; çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hâkim, kendisinin sahip olmadığı özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişiye başvurur. Bu nedenle, bilirkişinin kendisinden sorulan husus hakkında, özel ve teknik bir bilgiye sahip olması, başka bir deyişle o konuda uzmanlaşmış olması gerekir. HMK’nun 281. maddesinde, tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri; mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden ek rapor alabileceği; ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabileceği açıklanmıştır. Bilirkişiler, raporlarını hazırlarken raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. Bilirkişi raporu aynı zamanda Yargıtay denetimine de elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak, bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hüküm kurmaya dayanak yapılabilir.