11. Hukuk Dairesi 2010/4795 E. , 2011/15979 K. MAHKEMESİ :Denizcilik İhtisas Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 06.10.2009 tarih ve 2008/170 - 2009/316 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruş…
**11. Hukuk Dairesi 2010/4795 E. , 2011/15979 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Denizcilik İhtisas Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 06.10.2009 tarih ve 2008/170 - 2009/316 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait 26 gemiye 51 kez makine dairesinin, tanklarının ve geminin sintine ve pis su temizliğini yaparak hizmet verdiğini, gemi temizliği başına 15.000 TL tutarında ücret alacağı olduğunu, davalının ihtara rağmen ödeme yapmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL'nın hizmetin verildiği tarihlerden itibaren reeskont faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, dava konusu işlerin ihale ile verilen işler olduğunu, davacıya bu şekilde işler verilmediğini, davacı ile aralarında ilişki olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacının davalıya 8.000 USD tutarında hizmet verdiğinin bilirkişi raporu ile sabit olduğu gerekçesiyle davacının talebi ile bağlı kalınarak davanın kabulüne 10.000 TL'nın 12.12.2006 tarihinden itibaren reeskont faiziyle tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava, davalının sevk ve idaresindeki muhtelif gemilerin makine dairesinin, tanklarının, geminin sintine ve pis atık temizliği hizmetleri karşılığı alacak istemine ilişkindir. Dava açıldıktan sonra davacı ...'ın öldüğü hususu çekişmesizdir. Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. Açılan davanın yalnız öleni ilgilendiren bir dava olmadığı, mal varlığına ilişkin bir dava niteliğinde veya dava açılmakla malvarlığı niteliğine dönüşen bir dava bulunduğu hallerde ölen davacının mirasçılarına tebliğ yapılarak davaya devam edilmesi gerekmektedir. Yani mirasçıları da ilgilendiren, daha açık bir anlatımla mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalar tarafın ölümü ile konusuz kalmaz. Bu davalara ölen tarafın mirasçıları tarafından devam edilir. Diğer yandan Borçlar Kanunu'nun 35/1 ve 397/1. maddesi gereğince müvekkilin sağlığında düzenlediği vekaletname ile yetkili kıldığı avukat, müvekkilinin dava açıldıktan sonra ölmesi halinde ölüm ile vekalet ilişkisi son bulacağından ölen kişi adına davaya devam edemez. Bu halde mahkemenin ölen müvekkilin mirasçılarını mirasçılık belgesi ile tesbit ettirerek mirasçıları duruşmaya davet ettirmesi gerekir. TMK'nun 640. maddesinde; "miras bırakanın ölümü ile birlikte paylaşmaya kadar mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklığın meydana geleceği, mirasçıların terekeye elbirliği ile sahip olacakları, sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf edecekleri" öngörülmüştür. TMK'nun 701/2. maddesinde ise "el birliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp, her birinin hakkının ortaklığa ait malların tamamına yaygın olacağı" hükme bağlanmıştır. Bu durumda, taraf teşkilinin sağlanması amacıyla davacı ... mirasçılarının davadan haberdar edilerek oturuma çağrılması, muvafakatların sağlanması veya terekeye temsilci atanması gerekirken, yalnızca mirasçılardan ...'ın verdiği vekaletnameyle bu mirasçı adına yargılamaya devam edilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. 2-Bozma neden ve şekline göre, davacı ... mirasçısı ... vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.