4. Hukuk Dairesi 2021/1384 E. , 2021/8516 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davalı borçlu ... hakkında takip yapıldığını, takibin semeresiz kaldığını, dava konusu taşınmazlarını diğer davalı…
**4. Hukuk Dairesi 2021/1384 E. , 2021/8516 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davalı borçlu ... hakkında takip yapıldığını, takibin semeresiz kaldığını, dava konusu taşınmazlarını diğer davalılara devrettiğini belirterek, bu tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemenin davanın reddine ilişkin kararı,Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 12.01.2016 tarih 2015/12568 Esas 2016/187 Karar sayılı ilamı ile tasarrufun iptali davalarında diğer dava koşulları yanında, takibin kesinleşmesi yanında takip konusu alacağında gerçek olması gerektiği, dosya içeriğinden, takip dayanağı senetle ilgili olarak borçlunun kendisi tarafından doldurulmadığı ve resmi belgede sahtecilikten dolayı alacaklıyı şikayet ettiği yargılama sonunda davacı alacaklının beraat etttiği ancak kararın Yargıtay tarafından bozulduğu ve yargılamanın Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/119 Esas sayılı dosyası ile devam ettiği bu yargılama sonunda senedin sahtecilikle düzenlendiği sabit olduğu takdirde dava dayanağı takiple ilgili borcun gerçek olmadığı anlaşılacağından belirtilen Ağır Ceza dosyasının kesinleşen sonucunun bekletici mesele yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği, kabule göre de, aciz durumu sabit olan borçlu, borcun doğumundan sonra dava konusu taşınmazları önce üçüncü kişiler ... ve ...'a sattığı, davalı ...’nin borçlunun kardeşinin oğlu, ... ise halasının torunu olup, borçlu ile aynı köyde ikamet etmektedir. 6 parça taşınmaz 26.08.2003 tarihinde davalı ...'a 2 parça taşınmazda yine aynı gün davalı ...'ye raiç bedellerinin çok altında bir fiyatla satıldığından, üçüncü kişi davalı ...'nin İİK'nun 278/3-1 maddesi kapsamında akrabalık ilişkisi olduğu, yine aynı maddenin 3-2.maddesine göre fahiş bedel farkı nedeni ile tasarrufların bağış niteliğinde olup iptali gerektiği diğer davalı ...'ın da borçlunun mali durumunu bildikleri ve bilmeleri gerektiğinden anılan davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, dördüncü kişilerden Birdal davalı ...'ın kardeşi olduğu dolayısı ile yine borçlunun halasının oğlu olduğu ve aynı köyde ikamet ettiklerinden borçlunun mali durumunu bilmediği ve iyiniyetli olduğundan söz edilmeyeceğinden bu davalı yönünden de davanın kabulü gerekirken hatalı değerlendirme ile reddi isabetsiz olduğu, davalı ...’nın