11. Ceza Dairesi 2021/9298 E. , 2023/8743 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/19 E., 2016/398 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarih…
**11. Ceza Dairesi 2021/9298 E. , 2023/8743 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/19 E., 2016/398 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Bakırköy 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.06.2016 tarihli ve 2013/19 Esas, 2016/398 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 51 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafii temyiz dilekçesinde özetle; sanığın senedi tahrif etmediği, senedi tahrif ettiğine dair hiçbir delil ve bilirkişi raporu bulunmadığı, senedi düzenleyen ...Organizasyon Ltd. Şti.nin yetkilileri tarafından senetteki borcun varlığının kabul edildiği, icra aşamasında şirket tarafından bu borcun ödendiği, sanığın katılanla ilgili icrai işlem yapmadığı, dosyadaki bilirkişi raporunda sanığın eli ile yapılmış bir tahrifat tespitlenmediği, senette yazı ile yazılmış 130.000 TL ifadesinde bir tahrifat bulunmadığının, sadece rakamlarla ilgili bir tahrifat olduğunun belirtildiği, bu tahrifatın sanığın el ürünü olduğuna dair Mahkemece hiçbir tespitte bulunulmadığı, bizzat şirket yetkililerince imzalanmış ibranamede senetteki borcun kabul edildiği, müvekkile ödendiği hususunun değerlendirilmediği, eksik inceleme yapıldığı gerekçeleri ve resen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması istenmiştir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İddianamede özetle; katılan ile temyiz dışı sanık ...’nin daha önceden ortak olduğu, sanık ...'in, Neşe'nin babası olduğu, katılanın sanıklara 30.000,00 TL'lik senet imzalayıp verdiği, sanıkların senede "1" rakamı ekleyerek senet miktarını 130.000,00 TL’na çevirerek sahtecilik yapıp icra takibi yaptıklarından bahisle sanıkların cezalandırılması istenmiştir. 2. Sanık ... özetle; kızı olan diğer sanık ... ile katılanın ortak olduklarını, sanığın bu şirkete kendi şirketi üzerinden yakıt aldığını, ayrıca üç adet çek verdiğini, 130.000,00 TL alacağının olduğunu, suça konu senedi kendisine katılanın verdiğini, senedin bu miktar üzerinden kendi şirketlerinin kaşesi ve imzaları olduğu halde düzenlenmiş olarak geldiğini, kendisinin rakam kısmında tahrifat yapmadığını, senet bedelini katılandan değil borçlu Kuzey ... Şirketinden tahsil ettiğini, tahsil tarihinde katılanın Kuzey ... Şirketinden ayrılmış olduğunu, yani katılandan bir para alınmadığını ve katılanın bir zararı olmadığını, suçsuz olduğunu savunmuştur. 3. Sanık ... özetle; kendisinin katılanla şirket ortaklığı yaptığını, babası olan diğer sanık ...’in şirketi üzerinden yakıt aldıklarını, borçlandıklarını, bu borca karşılık babası sanık ...'e bono verdiklerini, bu bonoyu katılanın hazırladığını, kendisine imzaya getirdiğini, kendisinin de imzaladığını, senet miktarının 130.000,00 TL olduğunu, senette tahrifatta yapmadığını, babası sanık ...’in senedin bedelini katılanın şirketten ayrılmasını müteakip Kuzey ... Şirketinden tahsil ettiğini, suçsuz olduğunu savunmuştur. 4. Katılan özetle; sanıklardan Neşe ile Kuzey ... Şirketinde ortak olduklarını, şoförlerin, şirketin önceki sahibi G.G.'den olan alacakları nedeniyle şirketin araçlarını getirmediklerini, sanık ...’e şirketin % 30 hissesini sattığını, şirketi borçlu gösterip icra takibi yaparak arabalar üzerine haciz koydurup yakalama çıkarıp araçları geri almak için Kuzey ... Şirketinin yetkilisi olarak 30.000,00 TL tutarlı, sanık ... lehine senet düzenlediğini, gerçekte şirketin sanık ...’e böyle bir borcu olmadığını, sonra ortaklıktan ayrıldığını, 30.000,00 TL'lik senedi verirken şirketi borçlu gösterdiğini, ancak sanıkların kefil kısmına katılanın ismini yazıp hakkında icra takibi başlattıklarını, üstelik senedin aslı 30.000,00 TL iken 130.000,00 TL olarak tahrifat yaptıklarını beyan etmiştir. 5. Uzmanlık raporunda özetle; senetteki "30.000,00 TL" rakamının başına "1" rakamı eklenerek tahrifat yapıldığı belirtilmiştir. 6. Dosya kapsamındaki “Protokol” başlıklı belgede alacaklıların dava dışı dört gerçek kişi, borçluların Şile Şirketi, katılan ve Kuzey Şirketi olduğu, içeriğinde özetle; borçlular Şile Şirketinin ve katılanın keşidecisi olduğu 8 adet çek karşılığında sanık ...’in 3 adet çek vereceğinin ve 8 adet çekin katılana alacaklılarca iade edileceği, ayrıca borçlu Kuzey Şirketinin bir kısım borcu ödeyince 130.000,00 TL bedelli senedin alacaklı vekilince Kuzey Şirketine teslim edileceğinin belirtildiği görülmektedir. 7. Dosya kapsamındaki “İbraname protokolü” başlıklı belgede özetle; icra dosyası borçlusu Kuzey Şirketinin alacaklı olan sanık ...’e olan borcunu ödemekle bu dosya borcunun, sanık ...’in bu dosyadan doğan tüm alacaklarının sona erdiğinin belirtildiği görülmüştür. 8. Mahkemece, sanıklardan Neşe Hekimoğlu hakkında beraat, sanık ... hakkında yukarıda belirtilen şekilde mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Sanık ...'nun, katılan ... tarafından 30.000,00 TL bedelli olarak düzenlenip imzalayarak verdiği senedi daha sonra başına (1) ekleyerek 130.000,00 TL haline getirip icra takibinde bulunduğu iddia ve kabul edilen olayda, sanık ...'in senedin katılan tarafından olduğu hali ile getirildiğini, kendisinin tahrifat yapmadığını savunduğu, katılanın senede 30.000,00 TL yazarak imzaladığını kabul ettiği, bununla birlikte senette kendisini mi Kuzey Şirketini mi borçlu göstermek istediği, sanığa vermek için mi başka alacaklılarına vermek için mi düzenlediği, sanığa vermek için düzenledi ise ne sebeple düzenlediği, senedin bir şekilde sanıkların eline mi geçtiği yoksa kendisinin mi sanığa verdiği gibi hususlarda Mahkeme ifadesi, Cumhuriyet Başsavcılığı ifadesi ve şikayet dilekçesi arasında çelişkili ifadeler bulunduğu, senetteki yazı ve rakamların kimin elinden çıktığı bilirkişi raporu aldırılarak incelenmediği gibi imzaların atıldığı kalemlerle yazı ve rakamların yazıldığı kalemlerin aynı olup olmadığının da incelenmediği, dosyada mevcut “Protokol” başlıklı belgede 130.000,00 TL bedelli bir senetten, sanık ...'in katılanın borçlu olduğu çeklere karşılık 3. kişi alacaklılara çekler verdiğinden bahsedildiği, "İbraname protokolü" başlıklı belgede Kuzey Şirketi'nin sanık ...'e olan borcun ödendiğinden bahsedildiği, hususlarının anlaşılması karşısında; katılanın aşamalardaki beyanları arasındaki çelişkilerin kendisinden sorularak giderilmesi, senetteki yazı ve rakamların kimin elinden çıktığının, senette imzaların atıldığı kalemlerle yazı ve rakamların yazıldığı kalemlerin aynı olup olmadığının, "protokol" ve "ibraname protokolü" başlıklı belgelerde katılanın kabul etmediği imzaların kimin elinden çıktığının bilirkişi incelemesi ile tespit ettirilmesi, "protokol" ve "ibraname protokolü" başlıklı belgelerin neticeye etkisinin olup olmadığının, bu kapsamda 5237 sayılı Kanun'un 211 inci maddesinin olayda uygulama yerinin olup olmadığının da irdelenmesi ve bunların sonucuna göre sanığın hukuki durumu değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması, 2. Suç tarihinin "01.03.2012" olması karşısında gerekçeli karar başlığında "01.01.2012" şeklinde hatalı gösterilmesi Nedenleriyle temyize konu karar hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.06.2016 tarihli ve 2013/19 Esas, 2016/398 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.11.2023 tarihinde karar verildi.