Başvurucu, hakkında “sahte çek düzenleme” suçundan yürütülen yargılama sonunda yeterli delil olmadan ve mevcut delillerde hataya düşülerek mahkûmiyet hükmü kurulduğunu, yargılamanın makul sürede tamamlanmadığını belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş, hükmün infazının durdurulmasını, mahkeme kararının ortadan kaldırılmasını ve manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Başvurucu, hakkında “sahte çek düzenleme” suçundan yürütülen yargılama sonunda yeterli delil olmadan ve mevcut delillerde hataya düşülerek mahkûmiyet hükmü kurulduğunu, yargılamanın makul sürede tamamlanmadığını belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş, hükmün infazının durdurulmasını, mahkeme kararının ortadan kaldırılmasını ve manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. Başvuru, 28/3/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 25/4/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 30/10/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Adalet Bakanlığı 17/11/2014 tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu hakkında Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 9/10/1996 tarih ve 1996/571 sayılı iddianamesi ile “sahte çek düzenlemek” suçundan kamu davası açılmıştır. Adana Ağır Ceza Mahkemesi, 16/10/2002 tarih ve E.1996/295, K.2002/311 sayılı kararıyla 1/3/1926 tarih ve 765 sayılı mülga Türk Ceza Kanunu'nun maddesi uyarınca başvurucunun 1 yıl 8 ay ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermiş, bu karar Yargıtay Ceza Dairesinin 3/3/2004 tarih ve E.2003/14244, K.2004/2212 sayılı ilâmı ile onanmıştır. 1/6/2005 tarihinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun yürürlüğe girmesinin ardından, başvurucu hakkındaki ilam ve infaz evrakı, 5237 sayılı Kanun'un lehe olan hükümlerinin uygulanması ve gerektiği takdirde yeni bir karar verilmesi amacıyla, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı İlamat ve İnfaz Bürosunun 6/6/2005 tarihli talebi ile Adana Ağır Ceza Mahkemesine sevk edilmiştir. Adana Ağır Ceza Mahkemesi, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı İlamat ve İnfaz Bürosunun talebi üzerine duruşma açarak yaptığı açık yargılama sonunda, 27/12/2005 tarih ve E.1996/295, K.2002/311 sayılı ek karar ile başvurucunun 5237 sayılı Kanun'un maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Başvurucu verilen karar için temyiz başvurusunda bulunmuş, Yargıtay Ceza Dairesi, 21/11/2008 tarih ve E.2008/12688, K.2008/12147 sayılı ilâmında, İlk Derece Mahkemesi kararının, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının takdiri ve değerlendirilmesi yapılmadan verildiğini belirterek bozmaya hükmetmiştir. Bozma kararı üzerine Adana Ağır Ceza Mahkemesi, 20/3/2009 tarihli ek kararı ile başvurucu hakkında yeniden hüküm tesis ederek 16/10/2002 tarih ve E.1996/295, K.2002/311 sayılı ilk mahkumiyet kararının başvurucu lehine olduğuna, bu kararda yer alan ağır hapis cezasının hapis cezasına çevrilmesine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 13/7/1965 tarih ve 647 sayılı mülga Cezaların İnfazı Hakkında Kanun uyarınca cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar vermiştir. Bu karar Yargıtay Ceza Dairesinin 6/2/2013 tarih ve E.2012/25985, K.2013/1726 sayılı ilamı ile onanmıştır. Başvurucuya 21/3/2013 tarihinde mahkumiyetine ilişkin çağrı kağıdı tebliğ edilmiş, hakkındaki ilamın infazı amacıyla on gün içinde Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat etmesi gerektiği bildirilmiştir. Başvurucu, 28/3/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. B. İlgili Hukuk 765 sayılı mülga Kanun’un maddesinin birinci fıkrası, maddesinin ikinci fıkrası, 4/11/2004 tarih ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un maddesinin (1) numaralı fıkrası, 26/9/2004 tarih ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun maddesinin (2) numaralı fıkrası, maddesinin (1) numaralı fıkrası, 4/12/2004 tarih ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun maddesinin (5) numaralı fıkrası.